Lingual tedavi

Lingual tedavi

Uygulanan braketlerin dişlerin dış (labial) yüzeyi yerine dil tarafındaki yüzeyine uygulanması ile yapılan ortodontik tedavi şeklidir. Dişlerin ön yüzeyine çoğunlukla hiç bir şey yerleştirilmediği için en estetik ortodontik tedavi seçeneği olarak düşünülebilir. Dezavantajı maliyeti ve dil tarafında olması nedeni ile dili nispeten rahatsız etmesidir. Genellikle kişiye özel braketler olarak üretilirler ancak seri üretim şeklinde lingual braketler de mevcuttur. Bu seçim hastanın problemine göre yapılmalıdır.

Diş Eti Estetiği Nedir?

Diş Eti Estetiği Nedir

Hastalar, diş eti doktorlarına yalnızca diş etlerindeki iltihabı ya da enfeksiyonu yok etmek için başvurmaz. Bazı durumlarda diş etlerinin estetik görüntüsü de hastaları en az iltihap kadar rahatsız edebilmektedir. Özellikle kişinin kendine olan özgüvenini olumsuz düzeyde etkileyebilecek olan estetik diş eti problemleri, diş eti estetiği çözümleri sayesinde olumlu sonuçlara kavuşturulmaktadır. Diş eti estetiğinin en az diş eti hastalıkları tedavileri kadar rağbet ve talep gördüğünü de söylemekte fayda vardır. En sık başvurulan diş eti estetiği yöntemlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Diş Eti Düzeltmesi

Diş eti düzeltmesi, pembe estetik olarak da bilinir. Diş eti büyümesi ya da diş eti beyazlaması gibi durumlarda başvurulan en kolay, en pratik ve en etkili çözüm, diş eti düzeltmesi işlemidir. İşlem sırasında gingivektomi uygulanır; yani diş etinin kesilerek küçültülmesi amaçlanır. Yamuk, çarpık ya da büyük duran diş etleri bu şekilde düzeltilmiş olur. Bununla birlikte diş eti çekilmesinden dolayı oluşan diğer estetik problemler de yeni doku oluşumu ve onarım teknikleri sayesinde, yani rejenerasyon tekniği sayesinde giderilebilmektedir.

Flap Ameliyatı

Diş eti estetiği dendiğinde akla gelen bir diğer yaygın prosedür de flap ameliyatıdır. Flap ameliyatı, diş eti dokusu altında kalan kemiğe direkt olarak müdahale edebilmek adına yapılır. Flap ameliyatına çoğunlukla kemik yıkımının ileri seviyelere ulaştığı durumlarda başvurulur. Sadece estetik değil, tıbbi açıdan da olumlu katkı sağlayan flap ameliyatı, diş eti dokusunda meydana gelen diş eti ceplerini uzaklaştırma ve yepyeni bir görünüm kazandırma amacı taşır. Basit ve etkili bir lokal anestezi eşliğinde yapılan flap ameliyatı, diş eti dokusunun kaldırılması ile başlar. Ardından diş etindeki cep dokusu elimine edilir, kemikteki düzensizlikler giderilir ve oluşan bozukluklar, kemik tozu yardımıyla tedavi edilir.

Diş Eti Botoksu

Diş eti botoksu, kişinin gülümsemesi esnasında diş etleri 2 milimetreden fazla olacak şekilde göründüğünde başvurulan bir diş eti estetiği işlemidir. Bu duruma diş eti gülümsemesi denir ve kozmetik açıdan oldukça rahatsız edici bir görüntüye yol açabilir. Kötü diş eti bakımı, yetersiz sürmüş dişler, aşırı hareketli bir üst dudak ya da üst çenenin normalden daha dikey yönde gelişmiş olması, diş eti gülümsemesine yol açan temel sebepler arasındadır. Bu durumun en etkili ve kolay çözümü ise diş eti botoksunda yatmaktadır. Diş eti botoksu, burun kanadının yan sınırından başlayan ve yanlara doğru ilerleyen bir botoks enjeksiyonu eşliğinde yapılır. Enjeksiyon yapılacak bölgeye önce uyuşturucu bir krem uygulanır, ardından da 5 dakika kadar sonra enjeksiyona başlanır. Botoks öncesi veya sonrası buz uygulaması yapılması tercih edilebilir; bu sayede tedavi tamamlandığında hastada minimum düzeyde şişlik ve morluk oluşumu meydana gelir. Tedavi tamamlandıktan 2-3 gün sonra etkilerini gözle görünür bir biçimde gözlemek mümkün olmaktadır. Daha kalıcı ve uzun soluklu bir etki için ise her botoks işleminde olduğu gibi diş eti botoksunda da prosedürü 4 – 8 ayda bir tekrarlamak gerekir.

Lazer ile Diş Eti Tedavisi

Lazer ile Diş Eti Tedavisi

Diş hekimliğinde sıklıkla başvurulan, en modern diş ve diş eti tedavilerinden biri de lazer tedavisidir. Lazer diş hekimliği, diş ve dişetlerinde oluşabilecek sorunlara karşı hem fonksiyonel, hem hızlı, hem de etkili çözümler sunan tedaviler bütünü olarak bilinir. Her ne kadar “lazer” dediğimiz zaman daha çok çağdaş ve güncel teknolojiler akla geliyor olsa da, aslında lazer diş hekimliği 1950’li yıllardan beri aktif olarak tedavi gerçekleştirmektedir. Geleneksel diş tedavilerine oranla daha rahat bir tedavi sunmayı amaçlayan lazer, özellikle diş matkabı tarzında delici diş aparatlarına güzel bir alternatif oluşturmasıyla ön plana çıkıyor. Günümüz çağdaş teknolojisini de arkasına alan lazer diş tedavisi süreçleri, pek çok alanda diş hekimliği süreçlerini kısaltarak çok daha verimli ve başarılı hale getiriyor. Eğer siz de lazerin nimetlerinden yararlanarak lazer diş eti tedavisi olmak istiyorsanız, bu rehber tam size göre. Lazer diş tedavisi nedir, nasıl yapılır, sunduğu tedavi çözümleri hangileridir ve kimler lazer diş tedavilerine aday olabilir, hepsinin detayları bu yazıda.

Lazer Diş ve Diş Eti Tedavileri Nelerdir?

Lazer diş ve diş eti tedavisi nedir sorusunun cevabını daha iyi anlayabilmek için lazerin ne olduğuna değinmek gerekir. Lazer, elektromanyetik radyasyon emisyonuna dayanan, optik ışık ampifikasyonu olarak tercüme edebileceğimiz İngilizce “laser” kelimesinin karşılığına denk gelir. Daha basit bir şekilde anlatacak olursak lazer cihazı yardımıyla iletilen lazer ışınları, tek bir noktaya odaklı ve dar bir ışık enerjisi yaymak üzere üretilir. Bu ışık enerjisi, ışınlar haline bir reaksiyona dönüşerek lazerin dokunduğu bölge üzerinde şekil, form ve doku değişikliğine yol açar. Kısaca özetlemek gerekirse lazerle uygulanan tedaviler, odaklı ve dar ışık enerjisinin yaydığı ışınların form değişikliği meydana getirmesinden ibarettir.

Lazer teknolojisi diş hekimliği tedavilerinde kullanılmaya başladığından beri pek çok farklı diş tedavisi alanında boy göstermeye devam etmiştir. Diş çürüğü tedavisi, dişlerde hiper duyarlılık (aşırı hassasiyet tedavisi), diş eti rahatsızlıkları ve diş beyazlatma, lazerin kullanıldığı diş tedavilerinden sadece birkaç tanesidir. Bu bağlamda pek çok farklı prosedüre dahil edilebilen lazer, hem daha hızlı hem de daha düşük maliyetli sonuçlar elde etmenizi sağlamaktadır.

Lazer Diş Tedavisi Çeşitleri Nelerdir?

* Lazer Diş Dolgusu: Çürük dişler tespit edilir ve diş dolgusu yapılırken lazerden yardım alınır.

* Diş Hassasiyeti Giderilmesi: Aşırı soğuk veya sıcağa karşı hassasiyet gösteren dişler lazer teknolojisi ile diş kökünden onarılır.

* Lazerle Diş İltihabı Giderme: Diş içindeki iltihap lazer sayesinde öldürülür ve diş uzun vadeli sağlığına geri kavuşur. Bunun için herhangi bir diş matkabına gerek duyulmadığı gibi lokal anesteziye bile başvurulmaz, zira ağrısız bir yöntemdir.

* Lazerle Kırık Diş Tedavisi: Lazer yöntemiyle sert dokular üstünde biçim değişikliği meydana getirilebilir. Lazer ışınları, kırık dişlerin onarılmasında ve dişlerdeki fiziksel bozuklukların giderilmesine vesile olur.

* Lazerle Diş Arası Kapatma Tedavisi: Lazer yöntemi ile yine dişlerdeki sert dokulara müdahale edilir ve dişler arasındaki boşluklar ufak form değişiklikleri sayesinde kapatılır.

* Lazerle Diş Düzeltme: Kırık, çatlak, soyulma gibi yapısal bozukluklar lazerle düzeltilir.

* Lazer ile Diş Eti Kesimi: Lazer sadece diş değil, diş eti problemlerinde de sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Lazerle diş eti kesimi, diş etlerinin fazlaca önde ya da bariz bir şekilde belirgin olduğu durumlarda yapılır.

* Lazer ile Diş Eti Yakılması: Yine diş etlerinin estetik açıdan problem yarattığı noktalarda lazerle diş eti yakılması yöntemine başvurulabilir.

* Lazer ile Diş Eti Ameliyatı: Bazen kişilerin sahip oldukları diş eti problemleri, cerrahi müdahale gerektirebilir. Bu gibi durumlarda başvurulan en modern yöntem olan lazer, kesi ya da dikiş gerektirmeden diş eti ameliyatı yapılmasına olanak sunar. Lazer ile diş ameliyatı, geleneksel olarak gerçekleşen diş eti ameliyatları ile kıyaslandığında daha az ağrılı bir süreçtir.

* Lazer ile Diş Beyazlatma: Lazer teknolojisinden faydalanarak diş beyazlatma yaptırmak mümkündür. Lazer, burada da yakıcı etkisi ile düş yüzeyindeki leke ve renk bozukluklarını gidererek daha beyaz bir gülümseme vaat eder. Lazerle diş beyazlatma, diş beyazlatma yöntemleri arasında en çok tercih edilen yöntem olarak geçmektedir.

* Lazer Diş Estetiği: Diş ve diş eti estetiğine dair pek çok yöntemi lazer teknolojisi ile gerçekleştirmek mümkündür.

Bu diş ve diş eti tedavilerinin yanı sıra lazerin uygulandığı spesifik ağız ve diş problemleri de vardır. Lazerin kullanıldığı diğer ağız ve diş sorunlarını özetleyecek olursak;

* Tümör Giderilmesi: Lazer sayesinde diş etlerinde, damakta, dudakta ya da yanak tavanlarında yer alan iyi huylu tümörler alınabilmektedir.

* Doku Görüntüleme: Optik uygunluk tomografisi olarak geçen yeni nesil görüntüleme tekniğinde lazer tekniği kullanılmaktadır. Dişlerden daha gerçekçi ve net görseller elde edilmesi sağlanır.

* TMJ Tedavisi: TMJ, çene eklemi bozukluğu olarak bilinir. Özel durumlarda TMJ tedavisinde lazer desteğine başvurulabilmektedir.

* Uyku Apnesi: Uyku apnesinin çözümlerinden biri olan boğazın yeniden şekillendirilmesinde lazer teknolojisi kullanılabilmektedir.

Lazer ile Diş ve Diş Eti Tedavisinin Faydaları Nelerdir?

* Lazerin sunduğu en büyük avantaj hızdır. Diş ve diş eti tedavilerinde lazer kullanımı, hem diş hekimine hem hastaya büyük ölçüde zaman kazandırır. Konvansiyonel diş tedavileri ile kıyasla lazerle diş tedavileri çok daha kısa sürmektedir.

* Lazer kesi gerektirmez, bu yüzden de diş eti ameliyatlarında hastaların korkulu rüyası olan dikişler söz konusu bile olmaz. Çok daha az kesici müdahale gerektirdiği için lazerle diş ve diş eti ameliyatları daha ağrısız geçmektedir.

* Yumuşak dokulara daha kolay ve hızlı bir biçimde müdahale edilir, bu da tedavi esnasında hastaya konfor vaat eder.

* Prosedür fazla komplike olmadığı sürece hastaya lokal anestezi dahi uygulanması gerekmez.

* Lazer ışınları, aynı zamanda kan pıhtılaşmasını hızlandırır. Bu yüzden de ışının değdiği bölgede minimal düzeyde kanama meydana gelir, bu da hastaya tedavi süreci boyunca büyük kolaylık sağlar.

* Lazerle açılan yaralar çok daha hızlı iyileşir, böylece hastanın iyileşme ve rutin hayatına dönme süresi kısalmış olur.

* Kan tutması yaşayabilen ya da operasyonlardan korkan hastalar için ideal bir diş ve diş eti tedavisi yöntemidir.

* Lazerle gerçekleştirilen diş ve diş eti tedavilerinde bakteri oluşumu, diğer geleneksel yöntemlere göre çok daha düşüktür. Lazer, bir yandan bölgeyi iyileştirirken diğer yandan orayı sterilize ederek herhangi bir bakteri oluşumunu da engellemiş olur. Böylece hasta, herhangi bir iltihap ya da enfeksiyon oluşumu ile karşı karşıya kalmadan, sorunsuz bir biçimde tedavi sürecini tamamlamış olur.

Pedodonti Uzmanı Hangi Tedavileri Uygulayabilir?

Pedodonti

Çocukların korkulu rüyası olan diş hekimi ve dişçi muayenesi, çocuk diş hekimliğinin gelişmiş ve modern yöntemleri ile son buluyor. Sadece çocukların ağız ve diş sağlığına odaklanan çocuk diş hekimliği ya da diğer adı ile pedodonti, bebeklikten ergenlik çağına kadar çocukların ağzında ve dişlerinde oluşabilecek tüm sorunları ele alarak uygun tedavi yöntemleri bulmayı amaçlıyor. Alanında uzman bir pedodontist, süt dişlerinin dökülmesi, azı dişlerinin çıkması, çürük oluşumu ve benzeri pek çok ağız ve diş problemini çözebilecek konumda hizmet veriyor.

Elbette bir ebeveyn olarak çocuğunuzu herhangi bir çocuk diş doktoruna emanet etmeden önce o doktorun çocuk diş ve ağız yapısı hakkında yeteri düzeyde bilgi sahibi olduğundan, çocuk diş hekimliğinde deneyimi olduğundan ve bu konuda ihtisas almış olmasından emin olmak istersiniz. Bu bağlamda kaliteli ve yetkin hizmet veren pedodonti uzmanlarımız, diş çıkarmadan diş çürüğüne, diş gıcırdatmadan diğer çocuk diş hastalıklarına aklınıza gelebilecek pedodonti probleminde destek sağlamayı hedeflemektedir. Çocuk diş hekimliği ve pedodonti hakkında merak ettiğiniz her şey bu rehberde sizi bekliyor.

Bir çocuk diş sağlığı uzmanının başlıca ele alabileceği çocuk diş hastalıklarını şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Koruyucu diş hekimliği
  • Diş çürüğü tedavileri
  • Süt dişi gelişimi, takibi & izlenmesi
  • Diş çıkarma gelişimi, takibi & izlenmesi
  • Koruyucu & durdurucu ortodonti tedavileri
  • Sağlıklı beslenme, ağız ve diş sağlığı & hijyeni eğitimi
  • Doğru diş fırçalama teknikleri
  • Genetik ağız ve diş problemlerinin tedavisi
  • Çocuk diş eti hastalıkları tedavileri
  • Çocuk diş kırığı, diş çıkığı ya da diş çatlağı tedavileri
  • Çocuk diş çekimi
  • Yer tutucu tedavi yöntemleri
  • Ebeveynlerin pedodonti bilinçlendirilmesi & eğitimi
  • Diş gıcırdatması ya da diş sıkmasına karşı önleyici tedaviler
  • Sporla uğraşan çocuklara özel koruyucu ve önleyici aparey uygulaması

Şeffaf Diş Telleri

Şeffaf Diş Telleri

Şeffaf diş teli, geleneksel diş tellerinin yarattığı bariz estetik yoksunu görüntünün aksine, çok daha az görünür bir diş teli tedavisi sunmaktadır. Şeffaf diş telleri, özellikle diş dizilimi bozukluklarından mustarip olan hastaların ortodonti tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri olup, metal diş tellerine bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Eğer siz de diş estetiği tedavisi yaptırmak istiyor ancak tedaviyi yaptırırken kozmetik açıdan gülüşünüzün ve fiziksel görünümünüzün bozulmasını istemiyorsanız, şeffaf diş estetiği prosedürlerini araştırabilir ve uygun bir aday olup olmadığınızı tespit edebilirsiniz. Günümüzde ortodonti tedavi yöntemleri arasında en çok tercih edilen ve en popüler olan tedavi yöntemleri arasında şeffaf diş telleri başı çekmektedir.

Şeffaf Diş Teli Nedir, Ne İşe Yarar?

Şeffaf diş teli, aslında görünmez ortodonti tedavisinin en önemli kilit parçası rolünü oynar. Şeffaf diş telleri tedavisinde temel olarak şeffaf braketler kullanılır. Bu braketlerin görünmez ortodonti yöntemlerindeki yerini daha iyi anlamak için görünmeyen ortodontiye değinmek gerekir.

Görünmez diş teli tedavileri arasında üç temel yöntem mevcuttur: Şeffaf plak, şeffaf braket ve lingual ortodonti apareyleri. Lingual ortodonti, dişlerin ön kısmından ziyade iç kısmında konumlanan apareyler kullanılır. Bu yöntem, her ne kadar geleneksel metal diş telleri kadar yaygın olarak kullanılan bir yöntem olmasa da bazı spesifik durumlarda ideal ortodonti tedavisi olarak tavsiye edilmektedir. Bir diğer görünmez ortodonti tedavisi olan şeffaf plak tedavisi ise bir dizi plastik plağın oluşumundan meydana gelir. İnvisalign ya da incognito olarak da geçen bu şeffaf plaklar, hastaya iki haftada bir verilerek düzenli olarak kullanılması istenir. Her bir plak dizisi, bir öncekinden daha sıkı olmakla birlikte dişleri istenen pozisyonlara doğru itmekle görevlidir. Aynı şekilde kişi, şeffaf plaklar eşliğinde estetik açıdan da büyük bir konfor satın almış olur; zira bu plaklar çıplak gözle neredeyse görünmeyecek kadar şeffaf ve ince olur.

Son olarak görünmez ortodonti tedavileri arasında yer alan bir diğer yöntem de burada bahsettiğimiz şeffaf diş teli yöntemidir. En basit hali ile tanımlayacak olursak aslında şeffaf diş telleri, konvansiyonel olarak kullanılan metal diş tellerinin şeffaf versiyonlarıdır. Bu sayede daha az görünür olan şeffaf diş telleri, hastaya konforlu ve estetik bir kullanım vaat ederler.

Şeffaf Diş Teli Çeşitleri Neler?

Metal braketlerin kabaca şeffaf ve daha az versiyonu olan şeffaf diş telleri, bu alanda uzmanlaşmış ortodonti uzmanları tarafından tasarlanarak üretilmekte ve klinik laboratuvarlardan özel ölçü eşliğinde çıkmaktadır. Şeffaf diş teli üretiminde kullanılan braket malzemesi, tedavinin başarısı için oldukça önemli bir unsurdur. Ortodonti uzmanı bu kararı verirken hastanın spesifik olarak problemini tespit etmeli, problemin kökünü bulmalı ve ona uygun olacak bir şeffaf diş teli çeşidi üretilmesini sağlamalıdır. Sert plastikten üretilen braketler, en düşük maliyete sahip olan braketler olarak karşımıza çıkar, bu yüzden de şeffaf diş teli fiyatları arasında en bütçe dostu diş teli çeşidi olarak bilinir. Bununla birlikte plastik braketler esneklik konusunda bazı durumlarda istenen performansı gösterme konusunda yetersiz kalabilir. Plastik, gereğinden fazla esnek davranabildiği için dişleri tam olarak arzu edilen pozisyona ve yöne doğru yönlendirme konusunda başarısız olabilir. Bu da şeffaf diş teli tedavisinin yüzde yüz başarıya ulaşmasına engel teşkil edebilmektedir.

Şeffaf diş teli tedavisinde başvurulan bir diğer madde de seramiktir. Söz konusu ortodonti tedavisi olduğu zaman en güvenilir ve dayanıklı malzemelerden biri olarak nam yapmış olan seramik, bu unvanını şeffaf diş teli tedavilerinde de konuşturmaktadır. Seramik braketler, plastiğin aksine esneklik konusunda çok daha başarılı bir performans sergiler. Dişleri istenen konuma itme konusunda sağlam bir şekilde çalışan şeffaf seramik braketler, özellikle iyi işçilikten çıktıkları takdirde yüzde yüze yakın başarı oranı sağlarlar. Bununla birlikte belirtmekte fayda vardır ki seramik braketlerin uygulandığı esnada dişlere çok iyi yapıştırılması ve sabitlenmesi gerekmektedir. Ağız içinde oluşabilecek en ufak boşluk bile hastanın uzun vadede ciddi rahatsızlıklar çekmesine neden olabilir.

Son olarak şeffaf diş teli tedavisinde kullanımına başvurulan bir diğer malzeme de safirdir. Her ne kadar plastik ya da seramik kadar yaygın bir kullanım alanına sahip olmasa da, safir de şeffaf diş tellerinde kullanılan ve randıman veren bir materyaldir. Elbette safir, saydığımız bu üç malzeme arasında maliyeti ve fiyatı en yüksek olan malzemedir. Hem estetik hem performans açısından yüksek verim sağlayan bir materyal olduğu için fiyatının yüksek olmasına rağmen safir de şeffaf diş tellerinde tercih edilebilmektedir.

Bu üç materyal arasından hangisinin sizin için daha uygun olduğuna ise elbette diş hekiminiz karar verecektir.

Şeffaf Diş Teli Tedavisi Nasıl Yapılır?

Şeffaf diş teli tedavisi, birkaç aşamadan oluşan bir prosedürdür. Şeffaf diş teli uygulamasında aslında metal diş teli uygulaması ile neredeyse birebir aynı aşamalar izlenir. Bu iki tedavi yöntemi arasındaki en temel fark ise elbette kullanılan malzemedir. Metal diş tellerinde hem braket, hem de braketleri tutan teller metalden üretilir. Şeffaf diş teli uygulamasında ise braketler, şeffaflık sağlayan porselen, plastik ya da safirden elde edilebilmektedir.

Az önce de değinmiş olduğumuz gibi şeffaf diş teli tedavileri, tıpkı metal diş tellerinde olduğu gibi aşamalardan geçerek uygulanır. Alanında bilgili ve tecrübeli diş hekiminiz, önce ağzınızı kapsamlı bir biçimde muayene eder ve diş dizilimi bozukluklarının yapısını tespit ederek en uygun tedavi planına karar verir. Şeffaf diş telleri kullanımına uygun bir aday olduğunuz kararına varıldıktan sonra ağzınızdan ve dişlerinizden detaylı bir ölçüm alınır. Alınan ölçüler, klinik laboratuvara gönderilerek şeffaf diş tellerinin üretimine başlanır. Bazı durumlarda kişisel taleplere göre şeffaf braketleri tutacak olan tellerin de farklı bir renkte üretilmesi talep edilebilmektedir.

Üretim tamamlandıktan ve şeffaf diş telleri ortodonti uzmanınıza teslim edildikten sonra sıra, onların dişlerinize yerleştirilmesine gelir. Her bir braket, dikkatli ve özenli bir biçimde tek tek dişlerin üzerine yerleştirilir ve sabitlenir. Sabitlenen şeffaf diş telleri ağzınızdaki son konumlarını aldıktan sonra şeffaf diş teli tedaviniz sona ermiş olur. Doktorunuzun talimatlarına uyduğunuz ve tüm tavsiyelerini dikkate aldığınız sürece tedavinizin ortalama 6 ay içerisinde tamamlanması beklenir. Elbette daha komplike diş dizilimi bozukluklarında bu tedavi süresinin uzaması olasıdır.

Dijital Diş Hekimliği

Dijital diş hekimliği

Teknoloji, her alanda olduğu gibi dişçilik ve diş hekimliği alanlarında kendini göstermeye, diş hekimliğinde sürdürülen tedavilere olumlu katkı sağlamaya devam ediyor. Dijital diş hekimliği, hızlı, modernize ve dijital yöntemlerle diş tedavisinin sağlanmasına vesile oluyor. 21. yüzyılın en gelişmiş ve ileri teknolojilerini entegre eden dijital diş hekimliği sayesinde diş tedavileri, çok daha seri, yenilikçi ve basit bir hal alıyor. Başta ortodonti tedavileri olmak üzere Cerec ve CAD-CAM sistemleri olarak geçen dijital diş hekimliği yöntemleri, implant tedavisi ve protez diş tedavisi gibi süreçlerde yaygın bir şekilde kullanılıyor. Dijital diş hekimliği nedir, CAD-CAM ve Cerec sistemleri ne işe yarar ve faydaları nelerdir gibi soruların cevaplarını bu yazıda bulmanız mümkün.

Dijital Diş Hekimliği Nedir?

Dijital diş hekimliği, dijital diş tasarımı olarak da bilinir. Dijital diş hekimliğinin temelinde CAD-CAM teknolojisi yatmaktadır. Bu bağlamda dijital diş hekimliğini daha iyi anlayabilmek için önce CAD-CAM nedir ve ne işe yarar, buna bakmak gerekir.

CAD CAM, bir ürünü teorik aşamadan üretim aşamasına geçirmeye yarayan bir teknoloji olarak karşımıza çıkar. CAD-CAM sistemleri aslında yalnızca dijital diş hekimliği dünyasında değil, pek çok farklı sektörde baş gösteren bir teknolojidir. Bu teknolojinin özünde, bir ürünü ya da objeyi soyut aşamasından alarak somutlaştırma ve üretim düzeyine getirebilme mantığı yatar. Bunu yapabilmek için ise pek çok farklı bilgisayar programına, teknolojik cihaza ve yazılıma ihtiyaç duyulur.

CAD CAM ve Cerec Sistemleri Nedir, Nasıl Çalışır?

CAD CAM sistemi, adından da görebileceğiniz gibi iki farklı aşamadan meydana gelir: CAD aşaması ve CAM aşaması.

CAD: CAD aşamasının açılımı Computer Aided Design, yani bilgisayar destekli tasarımdır. Bu aşamada ortaya çıkması planlanan ürünün tasarımı söz konusudur. Tasarım, bilgisayar yazılımlarından destek alarak gerçekleştirilir. Dişçilik söz konusu olduğunda dijital üç boyutlu görüntüleme ve dijital ölçü tasarımı tam olarak bu aşamada yapılır. Dijital diş hekimliğinde yazılımsal ve somut bölümü ifade eden kısımdır.

CAM: Computer Aided Manufacturing, Türkçesi ile bilgisayar destekli üretim anlamına gelen CAM ise CAD CAM prosedürlerinin ikinci adımını oluşturur. Bu adımda artık yapılan tüm dijital üç boyutlu görüntülemeler, somutlaştırılmaya başlanır. Dijital diş ölçüsü sonra CAM aşamasında bu ölçülere uygun fiziksel bir üretim başlar. Üretimin sonunda ise gerçekleştirilecek olan işleme bağlı olarak bir tedavi rotası çizilir. Cerec 3D diş uygulamaları, dijital destekli implant planlama ya da protez diş planı da bu aşamada planlanır ve uygulamaya geçirilir. CAD-CAM sistemleri, tüm bu tasarım, planlama ve üretim sistemlerinin en hızlı biçimde işlenmesine vesile olan, gelişmiş bir teknolojidir.

Dijital Diş Hekimliği Uygulamaları Nasıl Yapılır?

Hastaya yepyeni, sağlıklı ve modern bir ağız ve diş tasarımı sunmasından ötürü CAD CAM teknolojisi, diş hekimliği dünyasında oldukça başarılı bir yöntem olarak kabul edilir. Elbette dijital diş hekimliğinin getirdiği avantajlar, ancak ve ancak dijital diş hekimliğinden önceki süreçlere bakıldığında daha net ve anlaşılır hale gelir. Örneğin dijital diş hekimliği teknolojilerinden önce ağız ve dişlerde bir restorasyona gitmek, ziyadesiyle uzun zaman gerektiren, külfetli bir süreç anlamına gelirdi. Önce ağız ölçüsü manuel olarak alınır, ölçünün içine alçı konur, sıfırdan bir diş modeli oluşturulur ve bu modelin üzerinde ilkel, mumsu materyaller kullanılarak bir diş tasarımı oluşturulurdu. Bu modelin imalat aşamasına gelindiğinde ise tasarım, özel bir diş kalıbına alınır ve tamamen el işçiliği ile işlenerek, hiçbir teknolojik ya da robotik cihazdan destek almadan şekillenirdi.

Dijital ölçü sistemleri devreye girdiğinden beri ise bu süreçte külfetli olarak bahsedilen tüm aşamalar ortadan kalkmış, geriye çok daha teknolojik, otonom ve hata payı düşük bir tedavi süreci gelmiştir. Dijital diş hekimliği teknolojileri sayesinde restorasyon süreci neredeyse tamamen makineleşmiş, dolayısıyla da hızlanmış ve kolaylaşmıştır. Ağız ve dişlerden alınan ölçü ve veriler, 3 boyutlu tarayıcılar eşliğinde bilgisayar yazılımlarına entegre edilmekte, tasarım aşamalarının geriye kalan kısmında ise tamamen bilgisayar destekli bir üretim aşamasına geçilmektedir. Başta tornalama cihazları olmak üzere modern akıllı cihazların kullanımı ile birlikte tasarım ve üretim aşamaları seri ve olması gereken biçimde tamamlanmaktadır.

CAD CAM ve Cerec sisteminin özünde üç boyutlu görüntüleme mantığı yatar. 3D optik ölçerler sayesinde hastanın ağız içine kameralar yerleştirilir ve ağzın üç boyutlu görselleri çekilir. Bu görseller daha sonra uygun bilgisayar yazılımlarından geçirilerek işlenir, sanal ortama aktarılır ve dijital diş laboratuvarında üretime geçerler.

CAD CAM ya da Cerec uygulaması, diş hekimliğinin pek çok farklı alanına ve tedavi planına entegre edilebilmektedir. Bunların arasında köprü ve kuronlar, inley ve onley uygulamaları, lamine dişler, porselen diş yenilemeleri, protez ve implant gibi önemli ve yaygın diş tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Özellikle ortodonti dünyasında diş hekimlerine ve ortodonti uzmanlarına büyük kolaylık vaat eden CAD CAM sistemi, aynı zamanda patoloji tespiti yapılmasında da yararlı olmaktadır. Diş hekimi, hastanın dişlerinde ya da diş etlerinde tespit ettiği şüpheli bir dokuyu CAD CAM sistemi sayesinde fark ederek dijital diş laboratuvarına göndererek dokunun türü konusunda detaylı bilgi alabilir.

CAD CAM ve Cerec Teknolojisinin Avantajları Nelerdir?

Elbette teknolojik ve inovatif olması, CAD CAM sistemini başarılı ve özgün kılan özelliklerinin arasındadır. Dijital diş hekimliği süreçleri, özellikle son dönemde diş hekimlerinin daha pratik ve zahmetsiz bir ortodonti tedavisi sunmak istemesi ile yaygınlaşmış ve popülerleşmiştir. Dijital diş hekimliği dijital tarama, dijital tasarım ve dijital üretim gibi üç farklı aşamadan oluşmakta ve pek çok faydasını da beraberinde getirmektedir. İşte dijital diş hekimliği avantajlarından bazıları:

Tedavi süresini kısaltır: Dijital diş hekimliği prosedürlerinin hem hastaya hem diş hekimine sunduğu en büyük avantajların başında tedavi süresini kısaltması gelir. Standart olarak bakıldığında en az 2-3 dişçi ziyaretinde tamamlanması beklenen ortodonti tedavisinin planlama aşaması, dijital diş hekimliği sayesinde sadece tek bir seansta tamamlanabilmektedir. Tedavi planlama aşamasında kullanılan CAD CAM ve Cerec bilgisayar yazılımları, herhangi olağandışı bir durum oluşmadığı takdirde 2 saat kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde hastanın tüm tedavi planını oluşturabilmektedir. Bu, en az hasta kadar diş hekimi için de önemli ve büyük bir avantajdır.

Ekolojik açıdan uygun maddeler kullanır: Cerec uygulaması ile elde edilen diş tasarımları, ortodonti tedavisi süresi boyunca estetik kaygılara düşebilen hastaların içini rahatlatan cinstendir. Tamamen ekolojik ve organik maddelerin kullanımı ile gerçekleşen dijital diş tasarımları, doğala en yakın görünüme sahip çözümlerdir ve estetik bir görünüm oluştururlar. CAD CAM sisteminin üretim aşamasında kullandığı materyaller, biyolojik açıdan güvenlidir, bu sayede hasta sağlığına herhangi bir zarar ya da tehlike arz etmez.

Geleneksel diş tasarımı yöntemlerine kıyasla daha inovatif süreçlerden geçmektedir: Dijital diş tasarımı süreçlerinde, geleneksel diş tasarımında olduğu gibi mum ve benzeri maddeler kullanılmaz. Bunun yerine yüksek çözünürlüklü, lazer destekli kameralar eşliğinde mikro düzeyde ölçüler alınır ve süreç yorucu ve zahmetli olmaktan çıkar.

İnsan faktörü olmadığı için hata payı en aza indirgenir: CAD CAM süreçlerinin tamamı otonom olduğu ve işin içinde “insan” faktörü olmadığı için insana bağlı oluşabilecek hata riskleri minimize edilir.

Çocuk Diş Hekimliği Hakkında Merak Edilenler?

Çocuk Diş Hekimliği

Anne – baba olmak, beraberinde bir canlının sağlığından mesul olma sorumluluğunu da getirir; buna elbette ağız ve diş sağlığı da dahil. Bir ebeveyn olarak tıpkı vücudunun her bölgesi gibi çocuğunuzun ağız yapısının ve dişlerinin de yüzde yüz sağlıklı ve sorunsuz olmasını istersiniz. Bu bağlamda zaman zaman yaptığınız araştırmalar, okuduğunuz kaynaklar ve danıştığınız referanslar olabilir. Eğer daha önce çocuk diş hekimliği ve çocuk diş sağlığı hakkında araştırma yapmadıysanız, merak ettiğiniz soruların cevaplarını burada bulmanız mümkün.

Çocuğumu ne zaman ilk diş muayenesine götürmeliyim?

Kalıcı dişleri çıkmaya başlayan anne – babaların büyük bir kısmı, ilk kalıcı diş çıktığı andan itibaren bu soru ile karşı karşıya kalıyor. İleride oluşabilecek diş problemlerinin önüne geçebilmek ve koruyucu önemleri zamanında alabilmek için her ebeveyn, bebeğini 1 yaşını doldurur doldurmaz bir pedodonti uzmanına gösterme görevi ile yükümlüdür. Her ne kadar bu yasal bir zorunluluk olmasa da, ileride daha ciddi seviyelere çıkabilecek ağız ve diş hastalıklarını önlemek adına çok önemli bir adımdır. Hekim ağız gelişimini gözlemleyebilir, gerektiğinde erken teşhis ve tedavi yöntemlerine başvurabilir ve anne – babası olarak size düşen görevleri belirleyerek daha bilinçli hale gelmenizi sağlayabilir.

Çocuğumu ilk diş muayenesine nasıl hazırlarım?

Her çocuk için ilk dişçi muayenesi korkutucu ve endişe verici bir hadiseye dönüşebilir. Muayene öncesi çocuğunuza tam olarak nereye gittiğini, gideceği yerde onu nelerin beklediğini ve çocuk diş hekiminin ne tür işlemler gerçekleştireceğini açık açık anlatmanız gerekmektedir. Bunu yaptığınız takdirde beklenmedik durumlarla karşılaştığınız takdirde daha çözüm odaklı ve sakin olabilir, çocuğunuzun tepkilerini daha ölçülü bir biçimde kontrol altına alabilirsiniz. Çocuğunuzu dişçi muayenesine götürürken lunaparka, parka ya da oyuncakçıya götürdüğünüzü söyleyerek kandırmak, her zaman daha olumsuz sonuçlara yol açmaktadır, bizden söylemesi.

Süt dişi bakımı nasıl olmalı?

Süt dişleri bakımı, ebeveynlerin çocuk ağız sağlığı ile ilgili çokça merak ettiği bir diğer sorudur. En iyi çocuk diş hekimleri, süt dişi bakımının henüz dişler çıkmadan başlaması gerektiğini vurgulamaktadır. Süt dişi bakımı esnasında bebeğin diş etleri düzenli olarak ıslak ve ılık bir bezle temizlenmeli, baş parmakla hafif baskı uygulanarak diş etlerine masaj yapılmalıdır. Masaj esnasında dilerseniz özel bebek dişliklerinden faydalanabilirsiniz.

Çocuğunuz süt dişi çıkarırken düşülen en yaygın kanı, nasıl olsa dökülecekleri için herhangi bir ekstra bakıma ya da ilgiye ihtiyaç duymayacaklarıdır. Halbuki süt dişleri, sadece bebeğinize yemek yeme ya da emme konusunda yardımcı olmaz, aynı zamanda gelecek olan kalıcı dişlerin yerini tutma görevi görürler. Bu yüzden de daha sağlıklı ve güçlü bir ağız yapısı için süt dişleri bakımı en az kalıcı diş bakımı kadar önemlidir.

Süt dişlerini temizlerken ne kullanılmalı?

Elbette bebeğinizin süt dişlerini temizlerken diş fırçası ve diş macunu kullanmanız beklenmez. Bunun yerine bebek süt dişleri için özel olarak üretilen ufak başlıklı bebek diş fırçaları işinizi görecektir. Herhangi bir macun ya da benzeri kozmetik ürünü kullanmadan, günde 1 kere uykudan önce yapacağınız bu temizlik, uzun vadede süt dişleri üzerine bakteri ve plak oluşumunu önleyecektir.

Bebeğimin ciddi bir diş ağrısı var. Ne yapmalıyım?

Bebeğiniz, özellikle süt dişleri çıkmaya başladığı ilk dönemde diş etlerinde ve genel olarak ağzında rahatsızlık ve ağrı hissedebilir. Bebeğiniz için yeni ve beklenmedik olan bu rahatsızlık, onu sandığınızdan da tedirgin ve huzursuz edebilir. Bu huzursuzluk sizi de doğrudan etkileyeceği için bu tip durumlara karşı önceden hazırlıklı olmanızda fayda vardır. Bebeğiniz süt dişleri çıkarken ağrı hissettiği dönemde ılık tuzlu su ile gargara yapmasını sağlayabilir, yüzünde şişkinlik varsa o bölgeye soğuk kompres uygulayabilir ya da baş parmağınızla nazikçe diş etlerine masaj yapabilirsiniz.

Diş röntgeni çektirmek çocuğum için zararlı mı?

Özellikle güncel teknolojik gelişmelerle birlikte diş röntgeni çekimleri, minimal düzeyde radyason ve zararlı ışın içerecek şekilde optimize edilmiştir. Elbette çocuğunuzun karşılaştığı her diş probleminde bir röntgen çektirmek doğru bir strateji olmayabilir; ancak çocuk diş hekiminizin elzem bulduğu noktalarda çektireceğiniz diş röntgeni, çocuğunuzun sağlığına herhangi bir zarar teşkil etmeyecektir. Buna ek olarak pedodonti uzmanınız, zaten zaruri bir gereksinim olmadığı takdirde çocuğunuzun diş röntgeni çektirmesini talep etmeyecektir.

Çocuğumu Neden Pedodonti Uzmanı Tedavi Etmeli?

Neden Pedodonti Uzmanı

Çoğu ebeveyn, çocuğu herhangi bir ağız veya diş problemi ile karşılaştığı zaman ilk etapta onu özellikle bir çocuk diş hastalıkları uzmanına götürmesi gerektiğini düşünemeyebilir; zira yetişkin diş hekimlerinin çocukları da tedavi edebileceği kanısı oldukça yaygındır. Bununla birlikte belirtmekte fayda vardır ki çocukların ağız yapısı, yetişkinlerin ağız yapısından oldukça farklıdır. Her şeyden önce çocukların süt dişleri bulunmaktadır ve gelişim aşamasında bir ağız yapısı söz konusudur; bu yüzden de çocuk dişleri ekstra bir ilgi ve uzmanlık alanı gerektirir.

Çocuğunuzu ilk diş muayenesi için bir pedodonti doktoruna götürmeniz, hem ona hem size pek çok açıdan faydalı olacaktır. Bu pedodonti uzmanı, çocuğunuzun diş gelişimin ne durumda olduğunu ihtisası sayesinde kolaylıkla tespit edebilecek, var olan ya da oluşabilecek sorunları öngörebilecek ve buna uygun bir tedavi planı uygulayacaktır. Buna ek olarak yetişkin diş hekimleri, bazı durumlarda çocuk diş hekimlerinin tespit edebileceği özel sorunları belirlemekte zorluk çekebilir, bu yüzden de çocuğunuzun özellikle ilk dişçi muayenesini bir pedodontist elinden alması çok büyük önem taşır.

Tüm bunlarla birlikte belirtmekte fayda vardır ki pedodonti uzmanlarının da kullandığı yöntemler, tedaviler ve aparatlar, çoğunlukla yetişkin diş hekimliğinde kullanılanlarla aynıdır. Bu noktada önemli olan pedodonti uzmanlarının, eğitim dönemi boyunca aldığı özelleştirilmiş eğitim sayesinde bebeklerde, çocuklarda ve ergenlik çağındaki gençlerde hangi tedavi yöntemlerinin ve hangi aparatların nasıl kullanıldığını biliyor olmalarıdır.

 

Çapraşık Diş Nedir?

Diş çapraşıklığı, özellikle çocuklarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde ortaya çıkabilen, süt dişlerinin dökülmesi ve ardından kalıcı dişlerin yerini alması ile meydana gelebilen bir ağız ve diş problemidir. Çapraşık diş, neredeyse her 2 çocuktan 1’inde ortaya çıkabilmekte ve çocuk için hem estetik, hem fonksiyonel açıdan büyük sorunlar doğurabilmektedir. Diş yamukluğunun en büyük sebeplerinden biri, elbette kalıtımsal ve genetik etmenlerdir. Bununla birlikte çapraşık diş problemleri, sadece çocuklarda değil, anne – babalarında da büyük sıkıntılara sebep olabilmektedir. Çapraşık diş nedir, çapraşık diş tedavisi nasıl yapılır, çapraşık dişler nasıl giderilir ve engellemek için neler yapılmalı gibi sorularınızın cevaplarını makalemizde bulabilirsiniz.

Çapraşık Diş Nedir?

Çapraşık dişler, halk arasında diş yamukluğu olarak da geçmektedir. Çocukluk döneminde süt dişlerinin tamamının dökülmesinin akabinde kalıcı dişler ortaya çıkar ve yerlerini alır. Bu konumlanma esnasında kalıcı dişlerin yamuk bir biçimde çıkması ve yerleşmesi durumuna diş çapraşıklığı denir. Çapraşık dişlerin nedenleri ile çeşitlilik gösterebilmektedir. Diş çapraşıklığı, oldukça yaygın olarak görülen bir diş problemi olduğu için ortodonti dünyasında da buna yönelik pek çok farklı çözüm üretilmeye başlamıştır.

Çapraşık Diş Neden Meydana Gelir?

– Genetik Faktörler

Diş çapraşıklığı nedenleri arasındaki en yaygın sebep, genetik yani kalıtsal faktörlerdir. Çocukta çene boyu ile diş genişliği arasında uyumsuzluk olması, genetik faktörlere etki eden en önemli etmenlerden biridir. Bir diğeri ise, çenenin gelişimini olumsuz yönde etkileyen solunum yolu sorunlarıdır. Eğer bireyde burun yolunda solunuma engel teşkil eden bir etmen varsa, önce üst çeneyi ardından da alt çeneyi etkileyerek normal standartlar çerçevesinde gelişmesini önler. Böylece dişlerin düzgün olarak sıralanmasına engel olmuş olur.

– Süt Dişlerinin Erken Çekilmesi

Çapraşık diş sorununun bir diğer yaygın sebebi de çocukta süt dişlerinin olması gerekenden daha önce çekilmesidir. Eğer çocuğunuzun süt dişleri, normal değişim zamanı gelmeden önce, dışarıdan müdahale ile çekildiyse, yerlerine gelecek olan kalıcı dişlerin yamuk olarak çıkma ihtimali oldukça yüksektir. Normal koşullar altında süt dişlerinin herhangi bir ekstrem durum olmaması durumunda vaktinden önce çekilmesi son derece yanlış bir tedavi biçimidir. Süt dişleri, altından gelecek olan yeni dişler için yer tuttuğu için aslında çapraşıklığı engelleyen bir tampon görevi görmektedir. Bundan dolayı da gelecek olan kalıcı dişlerin bulunması gereken yerde duran yan dişler, kalıcı dişin çıkmasına engel olur. Kalıcı diş ise bu durumda bulabildiği herhangi bir boşluğa doğru ilerlemeye, bozuk bir şekilde çıkmaya başlar. Süt dişlerinin erkenden çekilmesi, ağız içindeki organik sistemin tamamen bozulmasına yol açan bir tutumdur.

– Süt Dişlerinde Oluşan Çürükler

Süt dişlerinde bazen ara yüzlerde gözle görülebilecek düzeyde çürükler meydana gelebilir. zamanında tedavi edilmediği zaman bu çürükler, komşu dişlere de sarkarak kaybolan diş dokusunun oluşturduğu boşluğa doğru kaymasına yol açar. Bu kaymalar, çürük dişlerin meydana getirdiği diş dizilimi bozukluğuna sebep olarak çapraşık diş sorununun başlangıcını temsil eder. Bu yüzdendir ki süt dişlerinde meydana gelebilecek çürüklerin kesinlikle hafife alınmaması, “Nasıl olsa dökülecek” mantığı ile tedavi ettirmekten kaçınılmaması gerekir.

Hangi Durumlarda Diş Çapraşıklığı Tedavilerine Başvurulur?

  • Dişlerde gözle görünür ve kolay fark edilir yamukluğun olması
  • Gülerken diş etlerinin ve ayrık dişlerin meydana çıkıyor olması
  • Ağız kapatmada güçlük
  • Çene ve dişler arasındaki bağlantıdan kaynaklanan çiğneme ve ısırma problemleri
  • Şiddetli ağız solunumu
  • Dilin ön dişlerin arasına sokularak konuşulması ve yutkunulması
  • Çocuklukta erken süt dişi çekimi yapılması
  • Arka dişler kapatıldığında kesici dişlerin dikey olarak birbirine temas etmesi
  • Ailede benzer diş çapraşıklığı sorunu yaşamış bireylerin olması
  • Ağızda eksik diş boşluklarının bulunması

Diş Çapraşıklığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Ayrık ve çapraşık dişler söz konusu olduğunda pek çok farklı çarpık diş tedavisi ile karşılaşmak mümkündür. Her şeyden önce bilmek gerekir ki çapraşık dişlerin düzeltilmesi, sabır ve zaman isteyen, uzun soluklu bir süreçtir, o yüzden de alanında uzman ve sektörün en iyi ortodontistleri ile çalışmak büyük bir avantaj oluşturur.

Diş çapraşıklığının birincil tedavi yöntemi, diş telidir. Dişlerde çapraşıklık meydana geldiğinde ilk olarak başvurulan ve tercih edilen yöntem, diş teli taktırmaktır. Diş teli tedavisini her yaşta birey uygulayabilir, yani teorik olarak hastanın yaşından bağımsız olarak her hastaya diş teli tedavisi uygulamak mümkündür. Bununla birlikte belirtmekte fayda vardır ki hastanın dişlerindeki sorun iskeletsel bir durumdan dolayı kaynaklanıyorsa yaşı da göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin hasta, kemiksel bir problemden ötürü daha cerrahi bir prosedüre ihtiyaç duyabilmektedir. Elbette burada kesin kararı alanında uzman ve tecrübeli ortodonti uzmanı verecektir.

Gelişen teknolojik yöntemler ve modernleşen diş hekimliği dünyası sayesinde son zamanlarda telsiz çapraşık diş tedavisi yöntemleri de geliştirilmeye başlamıştır. Estetik açıdan çapraşık dişlere çözüm getiren telsiz ortodonti tedavileri, özellikle yetişkinlik döneminde metal tel ve braket kullanarak kendilerini fiziksel olarak hassas bir duruma koymak istemeyen hastaların akın ettiği yöntemlerdir. Telsiz diş çapraşıklığı tedavileri bir yandan hastaya diş telinde olduğu kadar etkili ve başarılı sonuçlar vaat ederken diğer yandan hastanın tel takma konusundaki tüm şüphe ve kaygılarını ortadan kaldırmaktadır. Şeffaf braketler, şeffaf diş plakları ya da lingual ortodonti yöntemleri gibi ortodonti çözümleri, çapraşık diş tedavileri arasında özellikle son dönemde popülerliği artıran teknikler haline gelmiştir.

Çapraşık Diş Tedavisi Gördükten Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uzun uğraşlar ve zahmetler sonucu elde ettiğiniz düzgün dişlerinizi muhafaza etmek ve güzelliklerine daima korumak için sizin de bilinçli bir hasta olarak tedavi sonrası dikkat etmeniz gereken önemli noktalar vardır. İşte onlardan bazıları;

  • Eğer tedaviye başlamadan önce dişlerinizde çürük varsa, onları tedavi ettirmeniz ve ancak ondan sonra tedaviye başlamanız gerekmektedir. Bu sayede ortodonti tedavinizden alacağınız verimi maksimize eder, tedavi tamamlandıktan sonra ayrıca çürüklerle uğraşmak zorunda kalmazsınız.
  • Tedavi boyunca kullanılan veya tedavi sonrasında kullanmanızın tavsiye edildiği apareylere çok iyi bakmanız gerekir. Eğer diş hekiminiz size apareyin kullanımı ile ilgili spesifik talimatlar verdiyse, bu talimatlara harfiyen uymanız ve apareyin bakımını düzenli olarak yapmanız çok önemlidir.
  • Tedaviniz tamamlandıktan sonra ağız ve diş bakımınıza ekstradan özen göstermeli, dişlerinizi düzenli olarak fırçalamalı, dip ipi ve ağız temizleme suyu kullanımını ihmal etmemelisiniz.
  • Bazı ortodonti tedavileri beraberinde pekiştirme tedavisi sürecini de getirir. Bu süreçte sabırlı davranmalı, süreç boyunca uymanız gereken prosedürlere uymalı ve sürecin tedavinizin bir parçası olduğunu unutmamalısınız.
  • Ortodonti tedaviniz sonrasında diş hekiminiz aksini belirtmediği sürece ilk 6 ay boyunca her ay düzenli olarak kontrol muayeneleri gerçekleştirmelisiniz.
  • Kullandığınız apareyde herhangi bir kırılma, kopma, bozulma ya da çıkma meydana geldiğinde doğrudan diş hekiminize bildirmeli ve bozulan parçanın düzelttirilmesini sağlamalısınız.

Diş Estetiği

Diş Beyazlatma

Diş Estetiği Nedir?

Eğer ağız ve diş sağlığında oluşan problemler sizi hem estetik hem fonksiyonel açıdan rahatsız ediyorsa, onları bu bakış açısı ile restore edecek ve eski haline en yakın biçime getirecek olan diş hekimliği branşı, estetik diş hekimliğidir. Estetik diş tedavileri, dişlerin yeniden yapılandırılmasını hedefler ve birebir aynı olmasa da bozuk olan dişleri olabildiğince orijinal haline çevirmeye odaklanır. Estetik diş hekimliği tedavileri sırasında başvurulan yöntemler, tamamen prosedürün zorluğuna ve söz konusu diş probleminin doğasına göre farklılık gösterir. Bazı ağız ve diş problemlerinde kuron, veneer, dolgu ve köprü gibi tedaviler çözüm sunabilirken bazı durumlarda sadece estetik diş tedavileri yeterli olmakta ve hastayı memnun etmeye kâfi gelmektedir. Estetik diş tedavisi ya da diğer adıyla restoratif diş tedavisi dünyasında her şey, hastanın söz konusu dişlerindeki sorunun yapısına ve problemin kök sebebine bağlıdır.

Estetik Diş Tedavisi Ne Zaman Yapılır?

Estetik diş tedavisine başvurulan durumlar, hastanın spesifik olarak ne tür bir şikayeti olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu yüzdendir ki restoratif diş tedavilerine tam olarak ne zaman ihtiyaç duyulacağı ile ilgili net bir çerçeve çizmek pek mümkün ve sağlıklı değildir. Ortodonti tedavilerinin yetersiz ya da atıl kaldığı durumlarda restorasyon işlemleri devreye girebileceği gibi sadece restoratif diş tedavisinin uygulanmasının planlandığı bir vakada ortodontik ya da cerrahi müdahale de gerekebilir.

Sık olarak yapılan restoratif diş tedavilerini sınırlandırmak mümkündür. Bunların başında ise eksik diş boşluklarını doldurmak gelmektedir. Söz konusu işlem her ne olursa olsun, amaç her daim orijinal ve doğal dişleri mümkün olduğunca prezerve edebilmektir. Tabii ki bunun her zaman mümkün olmadığı durumlar da mevcuttur; doğal dişlere alternatif olarak sunulan restoratif diş tedavisi yöntemleri de bu noktada devreye girer. En sık görülen restoratif diş yöntemlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Venner
  • İmplant
  • Estetik dolgular
  • İnley ve onley
  • Köprü
  • Protez diş

Bu yöntemler, söz konusu eksik diş boşluğunu doldurmak bakımından sıklıkla başvurulan yöntemlerin başını çekmektedir. Bununla birlikte hangi yöntemin tercih edileceğini ise elbette alanında uzman ve tecrübeli diş restorasyon hekimi seçecektir.

Neden Restoratif Diş Tedavisi Yaptırmalıyım?

Restoratif diş tedavilerinin hastaya sağladığı pek çok avantaj vardır. Bunlardan bir tanesi, daha ciddi boyutlara oluşabilecek diş problemlerinin önüne geçebilmesidir. Ağız içi boşlukları doldurmak ve istenmeyen çürüklerin oluşmasını engellemek açısından restoratif diş tedavileri ağız ve diş sağlığı için büyük önem taşır. Buna ek olarak eksik diş boşlukları, kişinin çiğnemesini de ciddi oranda etkiler. Ağız içinde her zaman olduğu kadar bir yüzey alanı olmadığı için kişi diğer doğal dişlerini normalde uygulaması gerekenden daha fazla baskı uygulamış olur. Bu da eksik diş boşluklarının doldurulmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Restoratif Diş Tedavileri Nasıl Yapılır?

Restoratif diş dolgusu başta olmak üzere tüm restoratif diş tedavisi yöntemleri, söz konusu dişin yapısına ve kök problemine göre farklı şekillerde yapılabilmektedir. Bu bağlamda restoratif diş tedavisi nasıl yapılır sorusunun cevabı aslında bireysel olarak hastanın sorununa bağlıdır. Bununla birlikte hangi yöntemin seçileceğine karar verirken hem maddi faktörleri hem de fiziksel etmenleri hesaba katmak gerekir. Pek çok diş hekimi, restoratif diş tedavisinin son çözüm olduğuna kanaat getirmeden önce doğal diş yapısını elinden geldiğince muhafaza etmeye çalışacaktır. Bazı özel durumlarda protez dişler daha etkili bir seçenek haline gelirken bazı durumlarda en ideal yöntem estetik dolgu, inley ya da onley olabilmektedir. Teknolojinin de gelişmesi ve ilerlemesi ile birlikte bugün onlarca farklı diş restorasyon yöntemi ile karşılaşmak mümkündür. Hasarlı, yıpranmış veya eksik dişlerin restore edilmesini sağlayan yöntemler, kişiye estetik ve sağlıklı bir gülüş vermeyi amaçlar. O yöntemleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

Doğrudan Uygulanan Diş Restorasyon Tedavileri

Doğrudan uygulanan restoratif diş tedavilerinde diş boşluğuna direkt diş dolgusu yerleştirilir. Tedavi, çoğunlukla tek bir seansta tamamlanır ve minimum ağılı bir süreç olarak bilinir. Hekim, dolgunun yerleştirileceği bölgenin dokusuna, boşluk büyüklüğüne ve yerine göre farklı dolgu türleri arasında seçim yapar. Mesela çiğnemeden dolayı devamlı bir baskı altında olmayan dişlerde cam ya da rezin iyonomer gibi malzemeler kullanılması tercih edilebilir.

Dolaylı Uygulanan Diş Restorasyon Tedavileri

Doğrudan olmayan, yani dolaylı olarak yapılan restoratif diş tedavilerinde ise aracı apareyler kullanılır. Bu aracı apareyler kuronlar, onlayler ya da inlayler olabilir. Kişiselleştirilmiş boşluk doldurma apareyleri olarak geçen bu yöntemlerin her bir farklı bir amaca hizmet eder. Kuronlar, dişin çiğneme yüzeyinin tamamını kaplar. İnlayler ise dişin en sivri ucunda yer alır. Onlaylere baktığımız zaman ise bu apareylerin çiğneme yüzeyi de dahil olacak şekilde birden fazla sivri diş ucunu kapatacak şekilde kullanıldığını söylememiz mümkündür. İndirekt restoratif diş tedavileri, doğrudan tedavi yöntemlerinin aksine çoğunlukla birden fazla dişçi ziyareti gerektirir. Bunun sebebi, inlay ve onlaylerin klinik bir laboratuvarda üretiliyor ve özel ölçüye göre tasarlanıyor olmasıdır.

Kuron, onley ve inlay üretiminde farklı materyal kullanımına başvurulabilir. Bazı inleylerde hastanın maksimum verim alabilmesi için hala altın kullanılırken diğer aparey çeşitlerinde porselen ve benzeri kompozit maddeler tercih edilmektedir.

Süt diş çekimi

Süt Diş Çekimi

Süt dişi çekiminde de aynı kalıcı dişlerin çekimi gibi lokal anestezi uygulanıp süt dişinin çekileceği bölge uyuşturulup hastanın hiçbir acı hissetmeden dişinin çekilmesi sağlanır.

Okumaya devam et

Lamine diş

Lamine Diş

Sağlam dişlerin kesilmeden sadece hafifçe inceltilerek, incelen dişlerin üzerine porselen kaplamaların yapıştırıldığı diş hekimliği uygulamasıdır.

Okumaya devam et

Küretaj

Küretaj nedir?

İlerlemiş dişeti sorunlarında yapılan tedavi işlemine küretaj denir. İnsanlar genellikle diş taşı temizliği ile küretaj işlemini karıştırır. Diş taşı ile küretaj arasında ki fark şudur: Diş taşı temizliği görünen yüzeylerde ki diş taşlarını temizleme işlemi iken küretaj, dişin derinliğinde oluşan yani diş köküne yakınlaşmaya başlamış olan enfeksiyonun temizlenme işlemidir.

Küretaj nasıl yapılır?

Diş eti iltihabı ilerlemiş bir seviyede ise küretaj işlemi uygulanır. Diş etlerinde şişkinlik veya kanama oluşumu, küretaj işlemi gereksinimi oluşturur. Diş hekimi küretaj

işlemine başlamadan önce diş taşı temizliği yapar. Lokal anestezi yapılarak başlanan küretaj işlemine diş etlerine küçük kesitler atılarak devam eder. Diş eti kesiklerinden girilerek iltihaplı bölümler temizlenir ve kesikler kapatılarak küretaj işlemi sonlandırılır. Hasta küretaj tedavisi esnasında acı hissetmez.

Küretaj fiyatları

Çok daha büyük diş eti sorunlarına yol açmamak için küretaj yapılır. Küretaj fiyatları diş hekimine göre değişir. Kanun gereği sitemizden fiyat veremiyoruz, başarılı küretaj işlemi için bizi aramanızı tavsiye ederiz.

Kuafaj

Kuafaj

Soğuk, sıcak, ekşi ve tatlı etkileşimlerin dişte oluşturduğu hassasiyeti tedavi eden bir çeşit dolgu uygulanarak yapılan tedavi biçimidir.

Okumaya devam et

Kanal tedavisi

Kanal Tedavisi

Kanal tedavisi nedir?

Kanal tedavisi kavramında yer alan “kanal” ifadesi, dişin içinde yer alan diş pulpasının bulunduğu doğal boşluk anlamını taşır. Sinirler olmadan da dişler, fonksiyonlarına devam edebilir. Bununla birlikte kanal tedavisi öncesi sinirlere kadar inmiş bir çürüğün yarattığı acı da tam olarak bu pulpada yer alan sinirlerden ve onların hasar görmesinden kaynaklıdır. Kanal tedavisi, bu bağlamda hasar görmüş pulpa dokusunun , çürük dokularla birlikte alınmasını ve sorunun ağrı ve iltihaba neden olmuş ya da olabilecek etkenin ortadan kaldırılmasını amaçlayan tedavi yöntemidir.

Kanal tedavisi, dişin doğal oyuğuna ulaşılması ile temizlenmesi mantığı üzerine kurulu bir tedavi yöntemidir. Önce varsa dişteki çürük temizlenir sonra dişteki bu oyuğa ulaşılır, ardından dişteki sinirler alınır. Dişin içi mümkün olduğunca mikroorganizmalardan temizlendikten sonra koruma altına alınır. Bu noktada pulpanın da çürük dokularla birlikte alınmasının temel sebebi, oluşabilecek diğer zararlı bakterilere karşı önlem almak ve bu bakterilere ev sahipliği yapabilecek ortamı ortadan kaldırmaktır. Bu sayede dişin enfeksiyon ve iltihap kapması engellenmiş olur. Dişin içinde bırakılan pulpa dokusu, ileride oyuğun içinde yeniden iltihap oluşturarak dişte şişkinlik oluşumuna yol açabilir, bu da kemik kaybına dahi neden olabilir.

Diş çürüğü nedir?

Dişin sert dokularının, bakterilerin ürettiği asit sebebi ile hasar gördüğü bir hastalıktır. Diş çürüğü, ağız ve diş sağlığı problemleri olduğu zaman hem çocukların, hem ergenlik çağındaki gençlerin, hem de yetişkinlerin karşılaşabildiği ortak bir sorunudur. Diş kökünü de etkileyebilecek geniş bir kapsama alanına sahip çürükler, dişlerin dış katmanında yer alan minenin bozulması ve yıpranması ile oluşur. Mine yıprandıkça dişler hasar görmeye ve çürümeye başlar. Diş çürüklerinin en yaygın sebepleri arasında hepimizin bildiği üzere şekerli yiyecek ve içecek tüketimi gelir. Şekerli gıdalar tükettiğimizde diş üzerinde zararlı bakterilerden meydana gelen plaklar oluşmaya başlar. Bakteriler, diş minesini ufak ufak yiyen asitler üretir. Bu asitler ise minenin altında yer alan diş kemiğinin ortaya çıkmasına ve dişin fazlasıyla savunmasız hale gelmesine sebebiyet verir. Ortaya da diş çürüğü dediğimiz diş problemi çıkmış olur.

Erken aşamalarında bulunan diş çürükleri, bazı durumlarda tükürükteki bazı mineraller ya da diş macununda yer alan florür ile tamir edilebilir. Ancak şekerli yiyecek ve içecek tüketimi sürekli olarak sürdürüldüğü takdirde diş çürükleri bu kolay tedavi edilebilir aşamadan hızlı bir şekilde uzaklaşarak daha kapsamlı tıbbi tedaviler gerektirecek düzeye gelir.

  • Dişinizde pulpa odasına kadar inmiş bir çürük varsa,
  • Pulpa odasındaki dokular zedelenmeye başlamışsa,
  • Pulpa odası zararlı bakterilerle kaplanmışsa,
  • Çiğnediğiniz, ısırdığınız, sıcak ve soğuk yiyeceklerle temas ettiğiniz zaman ya da sadece durup dururken dişinizde aşırı bir hassasiyet söz konusu ise ve bu durum etken ortadan kalktığında geçmiyorsa,

Dişiniz çürümeye başlamış ve kanal tedavisine ihtiyaç duyduğunuz anlamına gelir.

Kanal tedavisi nasıl yapılır?

Kanal tedavisi, sistematik ve yapıcı bir tedavi sürecinden oluşmaktadır. Tedavinin ilk aşamasında sorunlu bölge tespit edilir ve gerek duyulduğu yerde bir diş röntgeni çekilerek durum değerlendirilmesi yapılır. Dişin kanal tedavisi gerekliliği belirlendikten sonra dişin bulunduğu bölgeyi uyuşturacak lokal anestezi yapılır. Anestezi, etkisini 10 ila 25 dakika arası bir süre içerisinde gösterir.

Anestezi etkisini gösterdiğinde dişin içine ulaşabilmek adına dişin çürüğü temizlenerek kanala ulaşacak bir kavite açılır. Bunun üzerinden pulpa dokusu, yani hasar görmüş sinir dokuları ve onlarla birlikte bakteriler de boşaltılır. Boşaltma işlemi tamamlandıktan sonra dişin kanalı çeşitli yıkama sıvıları ile yıkanır. Temizleme işlemi de bittikten sonra kanal tedavisi dolgu süreci ile devam eder. Kök kanalı doldurulduktan sonra Açılan oyuk, özel diş dolgusu malzemesi kullanılarak doldurulur, böylece tedavi sona ermiş olur. Bazı özel durumlarda diş hekimi, dolgunun bir sonraki seansta yapılmasını daha doğru bulabilir, ancak çoğu durumda kalıcı dolgu ilk seansta uygulanır ve kanal tedavisi böylece tek bir diş hekimi ziyaretinde tamamlanmış olur.

Kanal tedavisi ne kadar sürer?

Kanal tedavisi süresi hastadan hastaya değişir, bazı durumlarda enfeksiyonun yayılımı tedavinin tek seansta bitmesini engeller. Ancak çoğu durumda diş canlı ise tek seansta tedavinin bitirilmesi mümkündür. Belirtmekte fayda vardır ki kanal tedavisi için hekim seçimi yaparken iyice araştırma yapmanız, tavsiye ve referans almanız ve en iyi doktoru seçmeniz, tedavi sürecinizi büyük oranda kolaylaştıracak ve sorunsuz hale getirecektir.

Kanal tedavisi fiyat

Her kliniğin ve her doktorun sunduğu kanal tedavisi fiyatları birbirinden farklı olabilmektedir. Seçtiğiniz hekimin tecrübesi, uzmanlık alanı ve kanal tedavisindeki deneyim seviyesi, kanal tedavisi fiyatlarını etkileyen en önemli unsurlardandır. Bununla birlikte Tedavide kullanılan malzeme çeşidi ve teknolojik imkanlar,  dişinizdeki özel durumlar ve bu özel durumlara göre değişebilen tedavi yöntemleri de fiyatlarda oynama olmasına sebebiyet verebilir. Tedavinizi yaptırmadan önce bir kanal tedavisi muayenesi tercih ederken hekimlerin özgeçmişini araştırmalı, ve seçim yapmalısınız. Kanun gereği web sitemizden fiyat bilgisi verememekteyiz ama size bir telefon kadar yakınız.

Invisalign

Invisalign

Yamuk dişleri veya dişlerde ki çapraşıklığı gidermek için ortodonti uzmanı tarafından diş teli takılması gerekir. Diş teli dendiği zaman akla genelde metal görünümlü diş telleri gelir.

Okumaya devam et

Gülüş tasarımı

Gülüş tasarımı nedir?

İnsanlarda ilk dikkat çeken bölge yüzüdür. Yüz bölgesinde en dikkat çeken bölge ise ağız yapısı ve dişlerdir. Dişlerde bulunan renk farklılıkları, dişlerin büyük ve küçüklükleri yani diş yapısı, dişlerin arasındaki boşluklar ve dişlerin doğru sıralanması, insanların görüntüsünden gülüşüne kadar estetiğin her aşamasını etkiler. Doğru diş ve ağız yapısını birbirine uyum sağlayacak şekilde düzelten diş hekimliği tedavi yöntemine gülüş tasarımı, gülüş estetiği ya da dünyada ki ismi ile Hollywood smile design denir.

Gülüş tasarımı kalıcımı?

Gülüş tasarımı birçok tedavi yönteminin bir araya gelerek oluşturduğu, çok alanlı bir tedavi biçimidir. Her hastanın gülüş tasarım tedavisi farklıdır, hastanın isteği de göz önünde bulundurulur, yani hastaya özel olarak yapılır. Diş tedavilerinde kullanılan maddelerin belli bir dayanma ömrü vardır. Gülüş tasarımının kalıcılığı da tedavide kullanılan malzemeler ile eş değerdir. Örneğin x marka implant ömrü 2 yıl iken y marka implant ömrü 10 yıldır. Mesela, zirkonyum kaplama daha uzun ömürlü iken kompozit kaplama daha kısa ömürlüdür. Gülüş tasarımının kalıcılığı doktor tecrübesi ve tedavide kullanılan malzemeler ile alakalıdır. Bu yüzden, gülüş tasarımı yapmak isteyen hastanın doğru diş hastanesini seçmesi en önemli unsurdur.

Gülüş tasarımı nasıl yapılır?

Şahsın güldüğü esnada güzel görüntü verebilmesi için bazı ayrıntılar vardır. Doğru gülüş tasarımı sağlanabilmesi için bazı yapıların uygun olması gerekir. Örneğin, şahsın göz içinin ve alt üst dişlerin tam ortasında oluşan sanal çizginin paralel olması gerekir. Gülüş esnasında, dişlerin diş etleri ile birleştiği yerin üst dudak hattı ile aynı çizgide olması gerekir. Altın oran kavramına göre dişlerin, özellikle önde bulunan dişlerin elmacık kemikleri, alın ve göz yapısına simetrik olması gereklidir. Gülüş tasarımı tedavisi, diş ve ağız yapısını yukarıda saydığımız kriterlere uygun hale getirecek şekilde yapılır. Gülüş tasarımı yapmak için bazen sadece diş beyazlatma tedavisi yeterli olabilir. Bazen de; İmplant, lamine diş, protez diş, kanal tedavisi gibi tedavilerin kombinasyonu ile tamamlanır. Dişlerinde ve ağız yapısında gülüş tasarımını etkileyecek rahatsızlığı bulunmayan hastalara gülüş tasarımı şu aşamalar ile yapılır:

  1. 3 Boyutlu ağız içi tarama cihazımız itero ile hastanın tüm iç ağız yapısı, diş etleri ve dişleri görüntülenir.
  2. Bünyemizde bulunan fotoğraf stüdyomuzda değişik açılardan hasta ağzının resimleri çekilir.
  3. Hastanın altın oran yapısına göre uygun olan örnek diş yapıları gösterilerek kendisine uygun diş yapısı seçilir.
  4. 3 Boyutlu tarayıcı ile hastanın tedavisi bittikten sonra sahip olacağı diş tasarımı hastaya ekranda gösterilir.
  5. Bir sonraki seansta, diş ve diş etlerinde ki gerekli tedaviler yapılır.
  6. Kaplama yapılacak dişlerin ölçüsü, tarama cihazı ile dijital olarak alınır.
  7. Hastaya geçici dişler takılır ve hastanın belli bir süre deneyimlenmesi sağlanarak kararlarının kesinleşmesi sağlanır.
  8. Yani son randevuda, şahsa özel olarak imal edilmiş kaplamalar prova edilir.
  9. Hasta ile mutabık kalınarak son işlem olarak kaplamalar daimi olarak yapıştırılır.
  10. Gülüş tasarımı tamamlanmış olur ve hasta mutlu bir şekilde klinikten ayrılır.

Gülüş tasarımı fiyatları

Gülüş biçimi, şahsın yaşantısında olumlu ya da olumsuz intiba bırakarak kendisine ait özgüvenli ya da güvensiz olmasına yol açabilir. Bu yüzden güzel bir gülüşe sahip olmak insana birçok avantaj kazandırabilir. Gülüş tasarımı için belli bir fiyat yoktur. Gülüş tasarımı fiyatları kişinin hangi tedavilere ihtiyacı olduğu ile alakalı ve doktordan doktora değişkenlik gösterebilen bir fiyat skalasıdır. Doğru hekim ve doğru fiyatlara ulaşabilmek için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Flor uygulaması

Flor Uygulaması

Dişlere flor uygulaması hem süt hem kalıcı dişlere uygulanabileceği gibi, jel veya vernik formunda da uygulanabilir. Dişe flor uygulaması fiyatı için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Okumaya devam et

Fissür örtücü

Fissür Örtücü

Fissür örtücüler dişlerin uzun süre sağlıklı bir şekilde ağızda kalmasını sağlayan koruyucu uygulamalardır. Fissür, dişlerin üzerindeki derin girinti ve çukurcuklardır ve bu bölgeler plak tutulumu ve diş çürüğüne çok hassastır.

Okumaya devam et

Diş sıkma tedavisi

Farkında olarak veya farkında olmadan dişlerin birbirinin üzerine basması ile oluşan rahatsızlığa diş sıkma rahatsızlığı nedir. Çoğu insanın başına gelebilecek diş sıkma rahatsızlığı birçok nedenden ötürü belirebilir.

Okumaya devam et

Diş taşı temizliği

Diş Taşı Temizliği

Diş üzerinde oluşan kahverengi veya sarı renkte ki plaklara diş taşı ya da tartar denir. Dişlerde oluşan bakteri plaklarını temizleme uygulamasına, diş taşı temizliği ya da diş hekimliği dili ile detertraj denir.

Okumaya devam et

Diş teli

Diş Teli

Diş teli tedavisi

Halk arasında ortodonti dendiğinde akla gelen ilk kavram, diş telidir. Diş telleri, günümüzde de çok sık başvurulan ve en yüksek etki alanına sahip ortodonti tedavileri arasında yer alır. Kabaca diş teli olarak ifade edilen aslında dişler üzerine uygulanan braketler ve bu braketlere bağlanan ark telleridir. Diş telleri de kendi içerisinde ayrılır ve farklı ihtiyaçlara yönelik olarak kullanılabilir.

Diş teli çeşitleri nelerdir?

Diş teli tedavisinde kullanılacak olan diş teli çeşidi, hastanın problemine, yapılacak tedavinin çeşidine ve hastanın bütçesine göre seçilir.

  • Metal Diş Teli: Metal diş telleri, en geleneksel diş teli yöntemi olarak bilinir. Maliyetlerinin nispeten ucuz olması ve tedavi esnasında sürtünme kuvvetinin azlığı nedeni ile tercih edilen metal diş telleri genellikle paslanmak çelikten üretilir. Dişlerin ön yüzeyine uygun pozisyonda yerleştirilen metal braketlere, uygun form ve kalınlıkta bir ark teli bağlanarak diş hareketi sağlanır. Metal diş tellerinin en büyük avantajı bütçe dostu bir yöntem olması iken en büyük eksisi maalesef en görünür ortodonti tedavisi olmasıdır.
  • Porselen Diş Teli: Halk arasında porselen diş teli olarak adlandırılan bu diş teli diş hekimleri arasında estetik diş teli olarak geçer. Porselen diş tellerinin metal diş tellerinden farkı, braket üretiminde kullanılan materyalin metal yerine porselen veya kompozit materyallerden üretilmiş olmasıdır. Bu bağlamda metal diş tellerine oranla daha az görünür olan estetik braketler, dişin doğal rengine yakın bir görünüme sahiptir. Maliyet olarak metal braketlerden daha pahalı olmasına rağmen estetik özellikleri hastaların estetik diş tellerini tercih etmelerindeki en önemli etkendir. Günümüzde oldukça gelişen estetik braketler, metal braketlere yakın çalışma mekaniği sağlamaktadır.
  • Şeffaf Diş Teli: En estetik diş teli çözümü olarak bilinir. Şeffaf diş teli tedavi yönteminde hastaya metal diş telleri ya da braketler yerine BPA içermeyen şeffaf görünümlü ve hareketli aparey verilir. Bu aparey, dişlerin ebatları ile birebir uyumludur ve dişlere tam oturmak üzere tasarlanmıştır. Tamamen şeffaf olan plaklar, bu özellikleri sayesinde neredeyse gözle görünmezler; bu yüzden de hastalar ortodonti tedavisi olduklarını belli bile etmeyecek kadar konforlu bir tedavi sürecinden geçerler.

Diş teli nasıl takılır?

Öncelikle bir ortodonti uzmanından randevu almalı ve ayrıntılı bir muayene olmalısınız. Bu muayenede hekiminiz gereken röntgenlerinizi inceleyecek ve ağız içi ve ağız dışı klinik muayenenizi yapacaktır. Ayrıca ağız içi tarama cihazı ile dişlerinizin üç boyutlu simülasyonunu oluşturacak ve size uygun tedavi seçeneklerini anlatarak tedavi sonucunda dişlerinizin nasıl bir görünüme sahip olacağını size gösterecektir.

İlk muayene

Diş teli tedavisine başlamadan önce varsa dişlerde bulunan  çürükler ve dişeti rahatsızlıkları tedavi edilmeli ve gereken ağız hijyeni sağlanmalıdır. Sonrasında ortodonti uzmanı dişlerinizdeki bozuklukları düzeltmek için tedaviye başlayabilir. Uygulanan tedavi tekniğinden bağımsız olarak ilk muayenede hastanın başlangıç kayıtları alınır. Bunlar hastanın ağız içi ve ağız dışı fotoğrafları, röntgenleri ve ağız içi tarama kayıtlarıdır. Genelde toplumda diş teli taktırma işlemi acı veren bir işlem gibi düşünülür ancak bu işlem kesinlikle acı hissettirmez. Temizlenen dişlere diş teli şu aşamalar ile yerleştirilir.

  1. Dudakları aralamak ve doktora kolay çalışma ortamı sağlayabilmek adına, ağıza dudak aralayıcı aparey takılır. Bu aparaye ekartör denir.
  2. Diş teli takılırken, ara ara hastanın ağız kuruluğunu sağlayacak tükürük izole malzemeleri kullanılır. Diş teli takılırken hastanın ağzı kuru olmalıdır.
  3. Doktorunuz dişlerinizin yüzeyini temizlemek ve braketlerin yapışmasını sağlamak için pürüzlendirme işlemi yapacaktır.
  4. Daha sonra Tek tek tüm dişlere braketler özel yapıştırıcılar ile yapıştırılır.
  5. Dişin etrafına sızan yapıştırıcılar varsa, temizlenir.
  6. Yapıştırıcılara sertleştirme (polimerizasyon) işlemi yapılır ve diş teli tüm dişlere takılmış olur.
  7. Ark teli metal veya elastik ligatürler yardımı ile braketlere bağlanır. Eğer braketler kapaklı seçilmiş ise ligatüre gerek kalmadan ark teli kapakların içine yerleştirilebilir.

Diş teli ne kadar sürede takılır?

Doktorunuz tedavinizin planına göre braket ve ark telini alt veya üst çeneye uygulayarak başlayabilir. Veya her iki çeneye birlikte bu işlemi yapabilir. Başlangıç kayıtları alınmasıyla birlikte her iki çeneye bu işlemin yapılması ortalama 1 saat sürer.

Diş teli fiyatları

Ortodonti veya diş teli fiyatlarını muayene öncesi verebilmek çok zordur. Hastanın dişlerinde veya çenelerindeki bozukluğun miktarı, uygulanacak tedavi planı, seçilecek tedavi yöntemi ve hastanın seçimleri diş teli fiyatında etkilidir. Bu sebep ile diş teli fiyatını ve ortodonti tedavi ücretini öğrenebilmek için kliniğimizde sizi muayene etmek için bekleriz. Lütfen bizimle irtibata geçin.

Diş dolgusu

Diş Dolgusu

Çürümüş bir dişin kanal tedavisi yöntemi ile çürüklerinin temizlenmesi işlemi sonrasında oluşan boşluğa, dişin kendi formundan bir madde ile doldurulmasına, dolgu denir.

Okumaya devam et

Diş çekimi

Diş Çekimi

Diş Çekimi

Çene cerrahisinde diş çekimi, dişin kemikte bulunan soket denen yuvasından çekilmesi anlamına gelir. Dişin aşırı derecede tahribata uğradığı, kurtarılamaz düzeye geldiği, fonksiyonel olarak iş göremeyecek durumda olması ya da genel olarak ağız ve diş yapısını bozduğu durumlarda diş çekimine başvurulur. Her ne kadar diş çekimine geçmeden önce diğer diş tedavi yöntemleri önceliklendiriliyor olsa da, bazı durumlarda diş çekimi en iyi alternatif olarak baş göstermekte ve çene ve diş cerrahisi uzmanı tarafından tercih edilmektedir.

Eğer söz konusu basit bir diş çekimi işlemi ise lokal anesteziye başvurarak direkt diş çekimi tedavisi olmak mümkündür. Öte yandan bazı komplike diş çekimi prosedürlerinde hem hastanın hem hekimin daha rahat etmesini açısından lokal ve genel anestezi altında cerrahi olarak diş çekimi yapılabilir. Bu noktada belirtmekte fayda vardır ki diş çekiminde genel anestezi uygulanması oldukça nadir görünen bir durumdur ve çoğunlukla işlemin lokal anestezi ile tamamlandığı gözlemlenmektedir.

Diş çekimi kemikte patolojik bulguların rastlanması, kist ya da tümör oluşumu, implant cerrahisi ya da protez öncesi doku hazırlığı gibi durumlarda uygulanabilir. Bazı durumlarda ise çekilmesi gereken dişin çekilmeden önce parçalara ayrılması ve ancak o şekilde çekilmesi gerekebilir. Bu tip durumlarda başvurulan cerrahi diş çekimi işlemi esnasında çevre dokular daha az travmaya maruz kalmaması için çekim sırasında diş parçalanır ve her bir parça tek tek çekilir. Geriye kalan bölgenin tamamen temizliği gerçekleştikten sonra tedavi tamamlanmış olur.

20’lik Diş çekimi

20’lik dişler, halk arasında akıl dişi olarak da bilinir. Çenelerin her iki yanında çıkan, en son süren azı dişleridir. 20’lik dişlerin herkeste farklı bir çıkma düzeni gösterdiğini belirtmekte fayda vardır. Irksal ve kalıtsal özellikler, genel ağız yapısı ve beslenme alışkanlıkları gibi durumlar, kişinin 20’lik dişlerini nasıl çıkardığını etkileyen başlıca faktörlerdir. 20’lik dişlerin elbette çenelerde gömülü kalabilme olasılığı da vardır. Bu gibi durumlarda çene ve diş cerrahisi müdahalesi gerekir.

Gömülü olan 20’lik dişinizin etrafındaki yumuşak doku, iltihap ya da diş eti apsesi gibi istenmeyen dokular oluşturmaya başladıysa 20’lik diş cerrahi müdahalesi gerekiyor demektir. Aynı şekilde bir kısmı gömülü, bir kısmı çıkmış olan 20’lik diş çürümeye meyilliyse ya da gömülü olduğu halde çevresindeki diğer dişlere baskı yapmaya başladıysa da yine 20’lik diş için gömülü diş ameliyatı olmanız gerekebilir.

Bu gömülü diş için cerrahi işlemi sırasında dişin konumu, büyüklüğü, duruşu ve kemikteki durumu, ameliyatın gidişatını etkileyen temel faktörler arasında yer alır. 20’lik diş cerrahisi komplike olan ve titizlik gerektiren bir prosedür olduğu için bu iş için en iyi doktorlarla çalışmanız elzemdir.

Gömülü diş çekimi

Gömülü dişler yer zaman yirmilik dişler olmak zorunda değildir. Gömülü diş olarak bahsettiğimiz dişler, aslında ağızda çıkmış olması gereken fakat çıkma vakti gelmiş olmasına rağmen çıkamamış dişlerdir. Tamamen çene kemiğinin içinde kalabilen gömülü dişler olduğu gibi doğru yerde bulunmasına rağmen yumuşak dokuyla kaplandığından görünmeyen dişler de olabilir. Dişlerin gömülü olarak kalmasını etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Bunlardan bazıları; genetik faktörler, dişin sürme yolundaki kistik veya tümöral oluşumlar, çenedeki gerçek yer darlığı, sendromlar, geçirilen ateşli hastalıklar ve enfeksiyonlar,  süt dişlerinde zamanında müdahale edilmeyen çürükler ile oluşan yer darlıkları veya erken süt dişi kayıpları sonucu komşu dişlerin yer değiştiriyor olmasıdır.

Gömülü diş ameliyatı, sadece fonksiyonel ve tıbbi açıdan değil, estetik açıdan da hastaya fayda sağlayan bir ameliyattır. Bununla birlikte gömülü dişlerde herhangi bir ameliyat önerisinde bulunmadan önce bir ortodonti tedavisi alternatifi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Gömülü diş ameliyatı, gömülü olan dişin ya tek bir parça halinde ya da bölünerek birden fazla parça olarak ağızdan çıkartılmasıdır. Ameliyat sonrası işlem gören kemik yapılarında ağrı, şişkinlik, morarma ve hassasiyet olması oldukça olağan bir durumdur. Ameliyat profesyonel çene ve diş cerrahisi uzmanı tarafından gerçekleştirildiğinde bu yan etkilerin minimum düzeyde olacağını ve ameliyattan kısa bir süre sonra ortadan kalkacağını söylemek mümkündür.

Diş beyazlatma

Diş Beyazlatma

Diş beyazlatma nedir?

Diş beyazlatma, bazı kaynaklarda bleaching olarak da bilinir. En temel tanımı ile diş beyazlatma, dişleri bir yada birkaç ton daha açık hale getirmek ve üzerindeki lekeleri, renk bozukluklarını ortadan kaldırmak amacını taşıyan bir diş estetiği işlemi olarak bilinir. En popüler kozmetik diş prosedürleri arasında yer alan diş beyazlatma etkisi ile gözle görünür bir estetik fark yaratır.

Dişler neden sararır?

Diş beyazlatma yaptıranların büyük bir kısmı, dişlerinde bariz bir sararma ya da renk değişimi fark ettikleri anda bu yönteme başvururlar. Bu noktada diş beyazlatma yöntemlerine değinmeden önce dişlerin neden sarardığına detaylıca bakmak gerekir. Peki dişlerimiz neden sararır? Bunun pek çok farklı sebebi olabilir, ancak dişlerin sararmasına sebebiyet veren en temel faktörlerin arasında elbette aşırı derecede çay, kahve ve sigara tüketimi gelir. Dişlerimizin sararmaya başlamasının altındaki bir diğer temel sebep de aslında yaşlanmadır. Tıpkı saçların yaşlandıkça beyazlaması gibi, dişler de zamana yenik düşerek rengini kaybetmeye ve sararmaya başlar. Yaşla birlikte saramaya meyilli olan dişlerin sarıya dönen kısmı, aslında mine değil, dişin daha iç kısmında bulunan dentindir. Tüketilen şekerli ve asitli yiyecekler ise dişlerin daha erken yaşta sararmasına ön ayak olabilir, bu yüzden de tüketilen gıda ve besinlerin diş renklenmesinde yadsınamaz bir etkisi vardır. Aşırı düzeyde florüre maruz kalma, dişe darbe alma, gümüş rengi dolgu kullanımı ve genetik faktörler, dişlerin sararmasını etkileyen diğer unsurlar arasındadır.

Diş beyazlatma yöntemleri

Diş beyazlatma yöntemleri, hastanın ihtiyaçlarına göre değişebilmekte ve farklı şekillerde gerçekleştirebilmektedir. Diş beyazlatmada en iyi yöntem, kişinin diş yapısına ve sararmış dişlerinin ihtiyaçlarına en uygun olan yöntemdir. Temel olarak en sık başvurulan diş beyazlatma yöntemlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

Ev tipi diş beyazlatma

Ev tipi diş beyazlatma, isminden de anlaşılacağı üzere tamamen hastanın uygulamasıyla gerçekleşen bir diş beyazlatma yöntemidir. Bu yöntem esnasında hasta, yalnızca bir kereye mahsus diş beyazlatma doktorunun ofisine gelir ve gerekli malzemeleri temin ettikten sonra beyazlatma uygulamasına evde devam eder. Ev tipi diş beyazlatmaya başlamadan önce diş kliniğinde ağız ölçüsü alınır. Ölçü alınmasının sebebi, bu ölçülere uygun bir beyazlatma plağının üretilecek olmasıdır. Klinik laboratuvar ortamlarında üretilen beyazlatma plaklarının içerisinde belirli miktarda beyazlatma jeli koyulur. Plak hazırlandıktan sonra hastaya teslim edilir ve gün içerisinde en az 4-6 saat kullanılması önerilir. Bu kullanım, düzenli olarak gerçekleştiğinde dişleri beyazlatacak ve tedavi sonunda kişinin daha beyaz dişlere sahip olmasını sağlayacaktır. Evde diş beyazlatma süresi ortalama 2 hafta sürmektedir. Hasta, 2 haftalık sürenin akabinde plak kullanımını bırakır. Yemek yeme ve konuşma alışkanlıklarından mahrum kalmaması adına bu plağın uykuda takılması tavsiye edilir, bu yüzden de bazı kaynaklarda ev tipi diş beyazlatma plağı aynı zamanda gece plağı olarak da bilinir. Ev tipi diş beyazlatmanın avantajları arasında sürekli olarak diş kliniğine gelmemek ve plağı gece vaktinde kullanabilmek yer almaktadır.

Lazer diş beyazlatma

Bir diğer diş beyazlatma yöntemi de ofis tipi diş beyazlatma yani lazer diş beyazlatma yöntemidir. Evde diş beyazlatmanın aksine ofis tipi diş beyazlatma isminden de anlaşılacağı üzere tamamen diş kliniğinde gerçekleşir. Dişlerin beyazlatılmasında kullanılan en temel etken lazerdir. Ev tipi diş beyazlatma bolca zamanı olan ve diş beyazlatma konusunda herhangi bir aciliyeti bulunmayan insanların tercih edebileceği bir yöntem iken  ofis tipi diş beyazlatma ise bunların aksine, bir an önce dişlerini beyazlatmak isteyenlerin tercih edeceği bir prosedürdür. Örneğin düğünü öncesi daha beyaz dişlere sahip olmak ve bu büyük gününde ışıldamak isteyen gelin adayları, düğününden birkaç gün önce lazer ile diş beyazlatma yaptırtabilir.

Lazer ile diş beyazlatma nasıl yapılır?

Ofis tipi diş beyazlatma esnasında diş tabakasının üzerine, ev tipinde kullanılana benzer fakat daha etkili bir beyazlatıcı jel kullanılır. Bu jelin aktivasyonunu arttırmak için lazer kullanılır. Diş doktorunuz tarafından belirlenen miktarda sürülen jel, lazer ile daha aktif hale gelerek dişler üzerinde belli bir reaksiyon yaratarak dişlerin beyazlamasını sağlar. Bu noktada diş beyazlatma uygulamasını gerçekleştiren hekimin alanında uzman ve tecrübeli bir hekim olması çok önemlidir; zira yanlış miktarda jel kullanımı ya da eksik lazer uygulaması dişlerin istenen düzeyde beyazlık göstermemesine, dişeti ve periodontal dokularda hasara sebebiyet verebilir.

Diş minesinin yüzeyine uygulanan beyazlatma jeli lazerin yaydığı renkli ve tek fazlı monokromik ışınları sayesinde aktive edilir. Lazer ile etkileşime giren jel partikülleri diş minesinde hızlı bir beyazlatıcı etki göstererek 1 saat kadar kısa bir süre içerisinde dişlerin beyazlamasını sağlar. Lazer destekli, ofis tipi diş beyazlatmanın en büyük avantajlarından bir tanesi, 1 saat kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde hastayı daha açık tonda dişlere kavuşturmasıdır. Elbette tedavinin emin ellerde, profesyonel çerçevelerde yapılıyor olmasının önemi çok büyüktür.

Kombin diş beyazlatma

Diş beyazlatma söz konusu olduğunda başvurulan bir diğer yöntem de kombine diş beyazlatma yöntemidir. Kombine diş beyazlatmada ev tipi ve ofis tipi diş beyazlatma prosedürleri birleştirilir. Tedavinin bir kısmı diş kliniğinde gerçekleşirken bir kısmı evde plak kullanımı ile tamamlanır.

Tek diş beyazlatma

Kapsamlı bir çürük ya da uzun süreli bir kanal tedavisi sonrası renk değişikliği bulunan dişlere uygulanan bu yöntem, renk bakımından diğer dişlere oranla bariz fark barındıran dişlere uygulanır. Burada amaç, hastada farkındalık oluşturan ve onu estetik açıdan rahatsız eden o tek dişi daha doğal, diğer dişlerle daha uyumlu bir renge kavuşturmaktır.

Diş beyazlatma sonrası

Diş beyazlatma sonrasında dişlerinizde hafif hassasiyet hissetmeniz oldukça olağandır. Prosedür esnasında dişler kısa bir süreliğine su kaybederler. Bu da dişlerdeki sinirlerin ısı değişikliğine karşı olan hassasiyetini etkiler. Beyazlatma sonrası hissedeceğiniz ufak sızı ve rahatsızlık hissi, işlemden sonra birkaç saat içerisinde ortadan kaybolacaktır. Eğer diş beyazlatmaya evde devam ediyorsanız, diş doktorunuzun size verdiği talimatlara birebir uyuyor olmanız ve gece plağınızı önerilenden ne eksik, ne de fazla kullanıyor olmanız çok önemlidir. İstediğiniz oranda beyaz dişlere ulaşmanın tek yolu, diş hekiminizin belirlediği talimatlara harfiyen uymaktan geçer.

Diş beyazlatma fiyat

Kanun gereği, web sitemizden fiyat yayınlayamıyoruz. Diş beyazlatma fiyatlarımızı öğrenmek için lütfen bizimle irtibata geçin.

Çene kistleri

Çene Kistleri

Vücudumuzun kemik ya da yumuşak dokularında bulunabilen, bazen içerisinde yumuşak bir sıvı bulundurabilen, çevresi yumuşak doku ile kaplanmış olan boşluklara kist denir.

Okumaya devam et

Ağız kokusu tedavisi

Ağız Kokusu Tedavisi

İnsanlara rahatsızlık veren bir durumdur ağız kokusu. Ağız kokusunun birçok nedeni olabilir. İnsanlar kendi ağızlarının kokusunu duyuyorsa öncelikle bir diş hekimine başvurması gerekir.

Okumaya devam et

Protez diş

Protez Diş

Protez diş nedir?

Protez diş, eksik diş ve dokuların, kaybolan fonsiyon ve estetiğin tamamlanmasını sağlamak için uygulanan takma dişlerdir. Dişlerdeki boşluklar giderilirken bir yandan ağızdaki eksik fonksiyonların yerine getirilmesi, diğer yandan da estetik açıdan olabildiğince doğal ve güzel bir görünüm elde edilmesi hedeflenir.

Protez diş çeşitleri nelerdir?

Protez diş çeşitleri, hastanın ağız yapısına, diş kaybının meydana geldiği boşluğun miktarına ve konumuna göre değişebilir. Bu yüzden de pek çok farklı ihtiyaca hizmet eden diş protezi ile karşılaşmak mümkündür. Protez konusunda karşınıza çıkabilecek protez diş çeşitlerini şu şekilde sıralayabiliriz.

Hareketli protez

Diş ve dişeti hastalıkları yada herhangi bir sebepten ötürü dişlerinin tamamını yada çoğunu kaybetmiş olan hastalara uygulanan protez biçimidir. Halk arasında takma diş veya damak protez olarak adlandırılan hareketli protezler, hastaların istedikleri zaman doktor yardımı almadan takıp çıkarabildikleri üzerinde yapay dişleri bulunduran bir aygıttır. Hareketli protez, hastaya iki farklı şekilde uygulanır.

  1. Tam protezler: Ağzında hiç dişi kalmamış hastalara uygulanır. Ağızda diş olmadığı için ağız dokularından destek alınarak yapılan protezlerdir.
  2. Parsiyel protezler: Ağızda az sayıda dişi kalan ve mevcut dişler ile köprü yapımına uygun zemini olmayan hastalara uygulanan protezlerdir. Desteğini, ağız dokularından ve ağızda kalan dişlerden alınarak uygulanır.

Bu ana sınıflamanın yanında çeşitli durumlarda yapılan protezler de mevcuttur. Bunlar arasında;

  • çoklu diş çekimi gibi bir cerrahi işlem sonrası takılmak üzere yapılan geçici hareketli protezler olan immediat protezler
  • parsiyel protezin metal parçalarının görünmesi durumunda metal parçaların gizlendiği hassas bağlantılı protezler
  • çekimi düşünülmeyen bazı dişlerin proteze destek olması amacıyla hareketli protezin altında bırakıldığı dişüstü protezler
  • implantların proteze destek olarak kullanıldığı implant üstü hareketli protezler sayılabilir.

Sabit protez

Sabit protez, diş hekimi koltuğunda takıldıktan sonra hastanın ağzında kalan hastanın kendi kendine takıp çıkarmadığı diş protezi türünü tanımlar. Halk arasında diş kaplaması olarak bilinir. En bilindik sabit protez dişleri şöyle sıralayabiliriz.

  1. Köprü: Kemiğe yerleştirilmiş implant ya da var olan dişlerden destek alınıp insan sağlığına zararsız materyaller ile diş boşluğunu tamamlayan protez biçimidir. Diş protezleri arasında en sık karşılaşılan diş protezi çeşidi köprüdür. İsminden de anlayabileceğiniz üzere bu uygulama iki diş arasında bir “köprü” görevi görmek amacıyla tasarlanır. Bazı durumlarda köprüler, ikiden fazla dişi bir araya getirebilir. Nasıl bir köprü tasarlanacağı ve uygulanacağı ise elbette öncelikli olarak hastanın ağzındaki boşluklara göre belirlenir. Köprüler, üretilirken kişinin doğal diş rengi baz alınarak üretilir ve bu renk için köprü yapılacak boşluğun bitişinde yer alan dişin rengi referans alınmaktadır.
  2. Kuron: Tek bir diş üzerine yapılan diş kaplamasıdır. Var olan dişin ve implantın üzerine yapılan, diş dokusunu tamamlamak amacıyla, estetik yada fonksiyonel nedenlerle de yapılabilen protezdir. Mevcut bir dişin formunun ve renginin düzenlenmesinde kullanılabilir   Kuronlar da en az köprüler kadar yaygın bir diş protezi çeşididir. Kuronların diş yapısı ile neredeyse birebir aynı formda ve renkte üretilmesi de yeni nesil diş protezi teknolojileri sayesinde mümkündür. Kuron ile köprü arasındaki en temel fark, kuronların tek bir dişe yerleştirilirken köprülerin iki ya da daha fazla dişe yerleştiriliyor olmasıdır. Kuronda kullanılan malzemeler metal ya da seramik olabilmektedir. Estetik açıdan doğala yakın görüntü oluşturan materyaller de diş hekimlerinin kullanım alanlarına girmiştir.
  3. Post kuron: dişte kuron protezine destek olacak kadar doku bulunmadığında özellikle kanal tedavili dişlerde tercih edilebilen kök kanalından destek alan protezlerdir.
  4. İmplant üstü sabit protez: Yerleştirilmiş implantlardan destek alan kuron ya da köprülerdir. Tek bir diş eksikliğinde uygulanabileceği gibi ağızda hiç diş olmadığı durumlarda da belli sayıda implantın üzerine bütün dişler köprü şeklinde yapılabilir. Burada önemli olan implantların yerleştirilebilmesi için ağızda yeterli miktarda kemik varlığıdır.

İmplant ve İmplant tedavisi hakkında detaylı bilgi için lütfen İmplant sayfamıza tıklayın.

Protez diş bakımı nasıl yapılır?

Diş protezlerinin uzun ömürlü, dayanıklı ve konforlu olabilmesi için en az protez yerleştirilmesi kadar protez sonrası bakım da önemlidir. Yani bu noktada en az diş hekimi olduğu kadar hastaya da sorumluluk düşmektedir. Diş protezlerinin uzun soluklu ve sorunsuz olmasını isteyen hastalar, şu noktalara dikkat etmelidir:

  • Protez dişlere sahip olmak, diş fırçalama ve ağız bakım alışkanlıklarını olması gerektiği gibi devam ettirmek anlamına gelir. Diş protezleri de en az doğal dişler kadar bakım ister
  • Dişleri takma ya da protez olan kişiler, dişlerini fırçalamak zorunda olmadığı kanısına düştüklerinde takma dişlerini kısa bir süre içerisinde kaybetme riskine girerler.
  • Hareketli protez ağız dışında doğal dişler için olan macunları kullanmadan fırça ve sabun ile temizlenmelidir, varsa ağızdaki dişler ve dokular ayrı olarak diş macunu ile temizlenmelidir
  • Sabit protez ağızdan çıkarılmadığından ağızda dişler ile beraber fırçalanır. Özellikle eksik dişin yerine denk gelen protez kısımların altı dişler arası fırça ile temizlenmelidir. Bu kısımlar için özel olarak üretilen diş ipleri kullanılmalıdır.
  • Ne kadar sağlam olursa olsun, protez dişlere karşı her zaman hassas ve özenli davranmak gerekir.
  • Ağıza ve dişlere sert darbe almamak, aşırı sert ya da yapışkan yiyecek ve içecek tüketiminden uzak durmak, protez dişlere sahip olduğunuz süre boyunca dikkat etmeniz gereken hususlardır.
  • Protezin türüne bağlı olarak diş hekimi özel bir bakım sıvısı ya da cihazı tavsiye ettiyse, bu ürünün düzenli bir şekilde, talimatlara uygun olarak kullanılıyor olması önemlidir.

İmplant

implant

İmplant nedir?

İmplant, çene kemiğine yerleştirilen bir materyaldir. İmplantın amacı, takıldıktan belli bir süre sonra hastanın çenesi ile kaynaşması ve yapay diş kökü görevi görmesidir. İmplant üç bölümden oluşur. Öncelikle çene kemiğine takılan ve yapay kök görevi görecek olan vida, takılan vidanın ucuna yerleştirilen bağlantı aparatı ve en üstte diş görevi görecek olan protezden oluşur.

İmplant nasıl yapılır?

İmplant yaptıranların büyük bir çoğunluğu, implant tedavisi öncesi implant nasıl yapılır sorusunun cevabını araştırmadığı için tedaviden korkmakta ve yaptırmaya çekinmektedir. Bununla birlikte tedavi süreci hakkında detaylı bilgi alan ve işin uzmanına danışarak implant tedavi süreci adımlarını öğrenen kişiler, tedaviye çok daha ılımlı ve pozitif yaklaşmaya başlamaktadır.

İmplant tedavisi birkaç aşamadan meydana gelir: İmplantın çene kemiğine yerleştirilmesi, osseointegrasyon süreci ve kuronun takılması.

Aşama 1: İlk aşamada eksik olan diş yerine implant vidasının yerleştirilmesi gelir. Önce ağıza anestezi uygulanır, ardından da kemiğin üstündeki diş eti açılarak  çene kemiğine ulaşılır. Özel bir frez yardımı ile implant vidasının yerleştirileceği boşluk açılır. Bu boşluğa daha önceden çapı ve boyu belirlenmiş olan implant yerleştirilir ve açılmış olan dişeti kapatılır. İmplant yerleştirildikten sonra ikinci aşamaya geçilebilir. Uygulanacak implant sayısına göre bu işlemin süresi değişkenlik gösterir.

Aşama 2:  İkinci aşamanın adına osseointegrasyon denir. Bu kavram, implant ile çene kemiğinin birbirini tanıması, kaynaşması ve tabiri caizse çene kemiğinin implantı “kabul etmesi” anlamına gelir. Bu süreçte implantın üzerine kapatma vidası denen geçici bir başlık yerleştirilir. Süreç boyunca dişlerin bakımını doğru bir şekilde yapıyor olmak, implantlı bölgeye karşı özellikle hassas davranmak ve darbe ya da travma almaktan kaçınmak çok önemlidir. Osseointegrasyon işlemi tamamlandıktan sonra artık implant, üzerine kuronun yerleştirilmesine hazır hale gelmiş demektir.

Aşama 3: Üçüncü ve son aşamada implant vidası ya da vidalarının üzerine protez yapma işlemi gelir. Elbette laboratuvar ortamında üretilen bu protez, tamamen hastanın ağız yapısına ve eksik diş boşluğunun ölçüsüne göre tasarlanmış olacaktır. İmplant üstüne yapılacak protez hareketli veya sabit olarak planlanabilir. Sabit olarak planlandığı durumda Tek diş implantlarda bir adet üretilen kuronlar, çoklu implant tedavilerinde birden fazla üretilir. Kuron takılmadan önce dişetinin şekillenmesi için iyileşme başlığı ve sonra.protezin oturacağı dayanak görevi görecek parçası yerleştirilir, üzerine protezi yapılır. Bu vesile ile implant tedavisi tamamlanmış olur.

İmplant uygulamasının avantajları nelerdir?

İmplant tedavisinin faydaları, özellikle alternatif eksik diş giderme tedavileri ile kıyaslandığında hatırı sayılır derecede önemli ve çoktur. implant tedavisinin en yaygın olarak bilinen ve vurgulanan faydaları şu şekildedir:

  • İmplantlar takma dişlerde olduğu gibi takma, çıkarma, yerine koyma ya da temizleme gibi ek zahmetleri beraberinde getirmez
  • İmplant diş takıldığı andan itibaren ağzın bir parçası olarak kapsamlı bir rol üstlenir
  • Ağız içinde hareket etmeyen implantlar, ağızda konforlu bir his oluşturur.
  • İmplantların bakımı zahmetsiz ve kolaydır. Temizliğini sağlamak için yapmanız gereken tek şey, diğer dişlerinizde uyguladığınız ağız ve diş bakım süreçlerine kendisini de dahil etmektir.
  • Doğal diş yapısı ile birebir uyum sağlayacak biçimde tasarlandığı için bir implant, hastaya fiziksel olarak herhangi bir ağırlık ya da rahatsızlık oluşturmaz.
  • Ağızdaki diş boşluklarını doldurduğu için hastanın özgüvenini artırır, daha kendinden emin ve memnun biçimde gülümsemesini sağlar.
  • İmplant yalnızca gülümsemeye değil, konuşma ve yemek yeme fonksiyonlarına ciddi ölçüde olumlu katkı sağlar.
  • Yerleştirilecek sabit proteze implant desteklik edeceği zaman, dişlerde bir hazırlık yani aşındırma yapmaya gerek olmadığından diş destekli köprü seçeneğine göre komşu diş dokularını korumuş oluruz.

İmplant tedavisi sonrası nelere dikkat edilmeli?

  • Tedavi sırasında implant kuronsuz bir şekilde dururken yani 2 aşamada (kaynaşma döneminde) söz konusu bölgeye baskı uygulanmaması ve darbe alınmaması gerekir.
  • İmplant tedavisi tamamlandıktan sonra ağız ve diş bakımı düzenli olarak yapılmalı, dişler günde en az 2 kez fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır.
  • Tedavi öncesi, sonrası ve süresi boyunca diş hekiminin verdiği talimatlara harfiyen uyulmalıdır.
  • Düzgün bir şekilde bakımı yapılan implantın bakımsız olana oranla daha uzun hizmet vereceği unutulmamalıdır.
  • İmplant yerleştirildikten sonraki birkaç gün daha çok sıvı ve yumuşak gıdalar tüketilmeli, yapışkan ya da sert gıdalardan kaçınılmalıdır.

İmplant çeşitleri nelerdir?

İmplant tedavisinde kullanılan materyallere bakacak olursak; çoğu implant vidasının titanyumdan üretildiğini söylemek mümkündür. Titanyum, özellikle dayanıklılığı ve kalitesi bakımından çoğu ağız ve diş tedavisinde başvurulan öncelikli metallerden olmaktadır. Vidalı dişin üzerine yerleştirilecek olan kuron ise her ne kadar çoğunlukla porselen olarak tercih edilse de özel durumlarda farklı materyallerden üretilebilmektedir.

İmplant markaları nelerdir?

Gelişen teknolojiler ile günümüzde birçok İmplant markasına rastlayabiliriz. Birçok ülke kendi implantını üretebilmektedir. Fakat implant uygulandıktan kalitesiz ise hastaya sıkıntılar yaşatabilmektedir. Bu sebep ile implant markalarını iyi araştırıp ona göre uygulamaya geçilmelidir. Sadece ucuz diye x marka bir implantı uygulamak, 1-2 sene içerisinde olası sorunları yaşamak yüksek ihtimaldir. Bu konuda yapılan çalışmaları takip eden ve materyal seçimini ona göre yapacak olan doktorunuzun tavsiyesine uymak önemlidir. Kliniğimiz bu konuda üst düzeyde titiz olmakla beraber kötü tecrübelere sahip implant markaları asla kullanmamaktadır.

İmplant fiyatları

Kanuna göre internet sitesinden fiyat verememekteyiz. Fakat siz kıymetli hastalarımız fiyat araştırırken lütfen şu hususlara dikkat ediniz.

  • Size verilen fiyat, vida implant fiyatımı yoksa kuron dâhil fiyat mı?
  • Hekim ücreti, film ücreti vb. fiyata dâhil mi?
  • Ülke ismi adı altında değil markanın birebir ismini öğrenmenizi tavsiye ederiz.
  • Hekimin implant tedavi tecrübesini mutlaka araştırın.